Dergiler / Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 11

Osmanlı Son Dönemi Bilginlerinde Hz. Peygamber’in Sünnetine Bağlılık Vurgusu-Manastırlı İsmail Hakkı’nın Mevâidü’l-İnʿâm Kitabı Örneğinde-

Scholars who in The Ottoman Recent Period The Emphasis of Devotion to Sunnah of The Prophet -At The Example of Book Mevaidü’l-İnʿam of Manastırlı İsmail Hakkı-

Sayfa
63–74
DOI
—

Özet

Hz. Peygamber’in sünnetine bağlılık vurgusu, ilk dönemlerden beri İslâm bilginlerinin üzerinde hassasiyetle durdukları konulardan biridir. Tefsîr, hadîs, fıkıh, kelâm, tasavvuf bilginlerinden bu konuyu müstakil kitaplarda ele alanlar bulunduğu gibi değişik eserlerin birer bölümünde konuya dikkat çekenler de bulunmaktadır.Klasik kaynaklarda “el-iʿtisâm bi’l-kitâb ve’s-sünne: Kur’ân-ı Kerîm’e ve Hz. Peygamber’in sünnetine bağlanmak / sarılmak” diye ifade edilen bu konuyu, Buhârî (256/870) gibi kimi hadîs bilginleri, eserlerinde müstakil bir başlık altında ele almışken; kimi bilginler de lüzûmu’s-sünne, ittibâu’s-sünne veya el-istimsâk bi’l-kitâb ve’s-sünne başlıkları altında ve hatta müstakil kitaplarda işlemişlerdir. Söz konusu isimlendirmelerdeki başlıklar ve içerikleriyle, Kur’ân-ı Kerîm’in ve Sünnet’in İslâm Dini ve Müslümanlar için taşıdığı anlamın ve öneminin ortaya konması amaçlanmıştır. İslâm bilginleri, genel bir anlatımla söylenecek olursa, Hz. Peygamber’in sünnetine bağlılığı, O’nun hayatını örnek alıp, O’nun sünnetine uygun biçimde hayatını düzenleme olarak açıklamışlardır.Kur’ân-ı Kerîm’e ve Hz. Peygamber’in sünnetine bağlanmak konusunun yoğunlukla ele alınmaya başlandığı tarihlerin hicrî üçüncü / miladî dokuzuncu yüzyıllar olduğu görülmektedir. Bunun gerekçesinin ise mevzubahis zaman dilimlerinde; “Asr-ı saâdet’ten sonra ortaya çıkan ve şer‘î bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir ve davranışlar” diye tarif edilen bidʿatlerin çoğalması ve yaygınlaşmasının olduğu tespit edilmiştir. Kelâm alanındaki eserleriyle öne çıkan Manastırlı İsmail Hakkı da (ö. 1912); Hz. Peygamber’in sünnetine bağlılık konusunu Mevâidü'l-İnʿâm adlı eserinin son bölümünde (‘hâtime’de) incelemiştir. Manastırlı, önceleri askerî ve mülkî liselerde, daha sonraları tüm liselerde ders kitabı olarak okutulması kararlaştırılmış olan Mevâidü'l-İnʿâm adlı eserinin hâtimesinde; Hz. Peygamber’in sünnetine bağlılık ve O’na tabi olmanın gereğini ve önemini âyet ve hadîsler ışığında ortaya koymuştur.

Abstract

The emphasıs of devotion to sunnah of the Prophet is one of the subjects that Islamic scholars have been paying attention to since their early years. “el-iʿtisâm bi’l-kitâb ve’s-sünne”, the Quran and the Prophet's Sunnah to devotion / cling is expressed in the Classical Islamic sources. Some hadith scholars such as Buhari (256/870) had dealed with under an independent title in their works. Some scholars have also worked under the headings of lüzûmu’s-sünne, ittibâu’s-sünne or el-istimsâk bi’l-kitâb and ve’s-sünne and even in separate books. It is seen that the dates of subject of devotion to the Koran and the Prophet have been intensively dealt by the third H. / ninth A.D. centuries. Manastirli Ismail Hakki with his works in the field of Theology (d. 1912); examined the subject of devotion to the Sunnah of the Prophet at the last chapter of his work called Mevâidü'l-İnʿâm (in the “hâtime”). The work of Manastirli, Mevaid al-Inam, was decided to be taught as a textbook in military and private high schools and later in all high schools.

Anahtar kelimeler: Sünnete bağlılık, iʿtisâm, bidʿat, Manastırlı İsmail Hakkı, Mevâidü'l-İnʿâm, Buhârî