Dergiler / Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 7 - Sayı: 14
Tarihî ve İtikâdî Zaviyeden Günümüzde Hac ve Umre ile Mekke ve Medine’ye Dair Müslüman Şuurun Bazı Meseleleri
- Sayfa
- 189–214
- DOI
- —
Özet
Yaklaşık bir asır evvel Osmanlı’nın Mekke ve Medine’yi savunmakta çaresiz kalıp Anadolu topraklarına çekilmek zorunda kalması neticesinde, bu mübarek şehirlerin Müslüman hâkimiyeti açısından durumu, bununla bağlantılı olarak günümüzde hac ve umre ibadetine dair şuurumuz konusunda ciddi meseleler bulunmaktadır. Çağımızda “Mekke ve Medine ile hac ve umre şuuru” üzerine kelam etmek için zaruri olarak hatırlanması gereken asgari bir takım hususlar vardır. Bu bağlamda makalemizde, Hz. Peygamber’in ifa ettiği ilk umre ve hacdan hareketle bu ibadetlerin İslâm dininin, Müslüman hayatının tekâmülündeki yeri ve manasını, Mekke ve Medine’nin genel olarak tarihini, bilhassa miladî 18. asırda Hicaz’ın güneyinde ortaya çıkan Vehhabîlik ile Suud kabilesi arasındaki işbirlikten başlayarak, Mekke ve Medine’nin Osmanlı’dan koparılmasına varan süreci, Şerif Hüseyin önderliğinde Hicaz Haşimî Krallığı ve Suudîlerin önderliğinde, Suudî Arabistan devletinin kurulmasını itikâdi ve siyasî zaviyeden değerlendirmeye gayret ettik. Takdir edilecektir ki bu kadar konunun ayrıntılı olarak bir makale çerçevesinde ele alınması imkânsızdır. Dolayısıyla biz başlıkta ifadesini bulan asıl meselemizi ortaya koyabilmek için, aslında bilinen bazı hususlara dikkat çekerek onları yeniden bir değerlendirmeye tabi tuttuk. Nihayet ancak bu zeminde, yaklaşık olarak bir asırdır, resmi ideolojisi Selefî Vehhâbî itikadı olan Suudî Arabistan’ın hâkimiyetinde bulunan Mekke ve Medine ile ifa edilmekte olan Hac ve Umre şuurunun günümüzdeki meselelerine dair ulaştığımız kanaatleri sonuç bölümünde ortaya koyduk. Bu manada makalemizin hususiyetinin, derlediği tarihi malzemeden ziyade, terkibinde ve ulaştığı neticede temerküz ettiğini söyleyebiliriz.
Abstract
As a result of the failure occurred as the Ottomans failed to defend Mecca and Madinah and had no choice other than to retreat towards Anatolia, some certain issues emerged as to the condition of these holy cities with regard to the Muslim dominion thereof and our consciousness concerning Hajj and ‘Umrah today. As a matter of fact, there are certain issues not to be forgotten nowadays in order to speak necessarily of “the consciousness regarding Mecca and Medina as well as Hajj and ‘Umrah”. In this context, we tried to elaborate the first hajj and ‘umrah as fulfilled by our Prophet (P.B.U.H.) and thus their place and meaning in Islam and in the perfection of Muslim life, the history of Mecca and Medina in general. Moreover, by taking the cooperation between Wahhabiyya and Saudi Family into consideration, we tried to evaluate the process in which Mecca and Medina were disengaged from Ottoman Empire, the establishment of Hijaz Hashemite Kingdom under the leadership of Sharif Hussein and the Saudi State under the leadership of Saudis from the theological and political viewpoint. Thus, we reassessed these issues by drawing attention to some well-known elements in order to reveal our main point here. Finally, we put forth the remarks concerning the issues on the consciousness of Hajj and ‘Umrah as fulfilled today as well as on Mecca and Madinah which are under the dominion of Saudi Arabia with a Salafī-Wahhabī theological stand. In this regard, we can say that the underlying peculiarity of our article is centred on its content and the conclusion rather than the historical material it compiled.