Dergiler / OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 9 - Sayı: 16
Kurumsal Yönetişim Teorilerine Deontolojik Bir Eleştiri: Şirketlerin Amacı Çalışanların Çıkarlarıyla Bütünleşebilir mi?
- Sayfa
- 2480–2510
- DOI
- —
Özet
Bir işletmenin amacı ne olmalı? Bu amacın içinde işletmenin çalışanlarının çıkarları ne ölçüde rol oynamalı? Çalışanlar işletmeye sağladıkları faydanın ötesinde bir değere sahip mi? Elbette bu sorulara şimdiye kadar bir çok teori farklı açılardan yanıtlar aradı. Aşağıda okuyacağınız çalışma bu sorulara cevap ararken işletme çalışanlarını kar maksimizasyonu doğrultusunda araç olarak gören kurumsal yönetişim teorilerinin eleştirel bir analizini sunuyor ve bu teorileri görev ahlakı açısından yeniden değerlendiriyor. Bu değerlendirme işletmenin amacını ve işletme çalışanlarının çıkarlarını araçsal/sonuçsal olmayan normatif bir teori üzerinde yeniden tanımlıyor. Kant’ın görev ahlakını temel alan bu teori, işletme çalışanlarını, yarattığı ekonomik faydanın ötesinde değerlendiriyor. Bu çalışma aynı zamanda çalışanları sadece araçsal değeri üzerinden değerlendiren kurumsal yönetişim modellerinin de bir eleştirisini sunuyor. Yapılan eleştiride yaygın kurumsal yönetişim modellerinin, çalışanlara sadece işletmeye ve hissedarlara sağladıkları fayda üzerinden yaklaştığı üzerinde duruluyor. Bu nitel ve normatif eleştirinin ardından çalışanların içsel değerlerine saygı gösterebilmenin ancak deontolojik bir paydaş teorisi ile mümkün olabileceği savını öne sürüyor.
Abstract
What should the corporate objective be? How should the interests of employees feature in said objective? Do employees have intrinsic value other than instrumental value? There are, of course, a number of different arguments that have been advanced in response to these questions; the majority of which have been built upon a range of different theoretical positions. In order to answer such questions, this study critically analyses the most prominent corporate governance approaches, which mostly see employees as only means in the corporation’s and/or shareholders’ ends. The study argues that employees should not merely be treated as instruments to the ends of the corporation or corporate shareholders. It argues that a normative approach to realise the corporate objective can be found within a non-consequential stakeholder theory. Thus according to this paper, employees can be respected genuinely only if the objective of the corporation is redefined from an intrinsic perspective.