Dergiler / Cedrus / 2019 / Cilt: 7

Sualtı Arkeolojisinin Terminoloji Sorunsalı

Terminology Problems of Underwater Archaeology

Dergi
Cedrus
Sayfa
589–605
DOI
—

Özet

Dünya’da yapılan ilk sualtı araştırmaları iç sularda baş­lamış ve bu çalışmaları Avrupa’da çeşitli göllerde yapı­lan dalışlar oluşturmuştur. Arka planında arkeolojik amaç­lardan ziyade hazine avcılığı veya antikacılık zihniyeti bulunan söz konusu çalışmalar yıllarca devam etmiştir. Bir arkeoloğun suyun altına dalış yaptığı ilk örnek Meksika’da yer alan “Chichen Itza” tapınağının yanındaki bir obrukta 1904’te gerçekleşmiştir. Su altında kendi bütünselliği ile bir batığın bir Arkeolog tarafından ilk olarak kazıldığı yer ise (Gelidonya Burnu Batığı 1960) Türkiye’dir. Ülkemizde yaklaşık 50 yıldır fiili olarak yapılmakta olan Sualtı Ar­keolojisi çalışmaları dünya ölçeğinde önemli bir yere sahip olsa da ülkemizde yürütülen geleneksel Arkeoloji çalış­malarının yanında sayısal olarak çok daha küçük bir yer tutmaktadır. Çalışma oranının karada yürütülen çalışma­lar yanındaki göreli azlığı, bilinirliğin de az olmasına sebe­biyet vermektedir. Dünyada yürütülen çalışmalar zaman içinde alt dallara ayrılmış özgün bir terminoloji oluşmuş­tur. Ülkemizde ise terminolojik çalışmalara ağırlık veril­memiştir. Günümüzde İngilizce Underwater Archaeology ‘nin birebir Türkçe çevirisi olan “Sualtı Arkeolojisi” kav­ramı yaygın ve en kapsayıcı tabir olarak tercih edilmiş olsa da bilim dünyasında bunun dışında çok sayıda benzeri alt dal da mevcuttur. Bu çalışmada söz konusu alt dalların içerikleri ve terminoloji sorunsalı ile bunlara önerdiğimiz Türkçe karşılıklar ele alınmıştır.

Abstract

Pioneering underwater researches in the world began in inland waters and such studies mainly com­prised of diving at various lakes in Europe. With anti­quarian or treasure hunting motives in the back­ground rather than archaeological purposes, these researches continued for years. The first ever dive by an archaeolo­gist was carried out in 1904 at a cenote near the “Chichén Itzá” temple in Mexico. It is in Turkey (Cape Gelidonya wreck, 1960) that the first shipwreck to be excavated in its entirety from the seabed by an archeologist. Although underwater archaeology studies, which have been ac­tively conducted for about 50 years in Turkey, are consid­ered to be significant at a global scale; they are much smaller in terms of quantity in com­parison with tradi­tional archaeological research carried out in Turkey. The relative scarcity of underwa­ter studies compared to ter­restrial ones results in reduced recognition levels. Studies conducted globally have gradually divided into sub-branches and a unique terminology emerged. Mean­while, terminological stud­ies have not been given priority in Turkey. Although the term “Sualtı Arkeolojisi [Under­water Archaeology]” a direct translation from English to Turkish, has been adopted for being the most common and comprehen­sive one, a number of similar other sub-branches also exist in science world. This study deals with the con­tents of the said sub-branches, terminology as a re­search question and Turkish equivalents we suggest for terms.

Anahtar kelimeler: Sualtı Arkeolojisi, Denizcilik Arkeolojisi, Gemicilik Arkeolojisi, Arkeolojik Terminoloji