Dergiler / Akdeniz Sanat / 2019 / 21. Uluslararası Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştımaları Sempozyumu Bildirileri

Koruma Ve Yağma: Başbakanlık Osmanlı Arşivi Belgelerine Göre Sivas’taki Selçuklu Eserlerinin Durumu

Conservation And Plunder: State Of Seljuq Works In Sivas In The Documents Of The Ottoman Archives Of The Prime Ministry

Sayfa
663–678
DOI
—

Özet

Osmanlıların ata yadigârı olarak gördükleri eserlere eskiden beri önem verdiği bilinmeklebirlikte, bu konudaki ilk yasal düzenlemenin 1869 yılında çıkarılan Âsâr-ı Atîka Nizamnâmesiolduğu malumdur. Muhtelif defalar güncellenen nizamnamelerin getirdiği en önemli düzenleme,kazıların ruhsat şartnamesinin belirlenmesi ile kazılardan çıkarılan eski eserlerin yurtdışına çıkarılamayacağına ilişkindir. Ayrıca taşınmaz eski eserlerin korunmasına dair kısmidüzenlemelere de nizamnamelerde yer verilmiştir. Bu çalışmada, Sivas’ta yer alan Anadolu Selçuklueserlerinin Osmanlı dönemindeki durumları, arşiv belgeleri ve bu belgelerde anlatılanların yapıüzerindeki izleri takip edilmek suretiyle ortaya konulmuştur. Çoğunluğu 19. yüzyıl ile 20. yüzyılınbaşlarına ait yazışmalardan ibaret olan belgeler, nizamnamelerde belirtilen hususları da içerirşekilde, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki eski eser anlayışını ortaya koyan bilgileriihtiva etmektedir. Belgelerde Anadolu Selçuklu dönemine ait Sivas’taki Çifte Minareli Medrese,Buruciye Medresesi ve İzzeddin Keyvakus Darü’ş-şifası’nın isimleri geçmektedir. İzzeddinKeykavus Darü’ş-şifası ile ilgili 1779 tarihli onarıma ilişkin evrak, yapının fonksiyon değiştirdiğinide belgelemektedir. Yapıyla ilgili diğer evraklar, darü’ş-şifa içerisindeki İzzeddin KeykavusTürbesi’nin çini kitabesinin satılmak üzere tamir bahanesi ile yerinden söküldüğü ve yurt dışınakaçırılacağına dairdir. Belgelerde kaçakçılığa dahil olan ve önleyen dönem bürokratlarınınisimleri de ifade edilmektedir. Hatta kaçakçılık olayı üzerine açılan davadaki örtbas çabaları ilesonrasındaki soruşturmalar da arşiv vesikalarına yansımıştır. Çifte Minareli Medrese ile ilgiliyazışmalardan yapının ön cephesinin dışındaki tüm bölümlerinin yıkıldığı ve ana eyvanı içerisineAskeri Rüşdiye binası inşa edildiği anlaşılmaktadır. Yazışmalarda medresenin estetik değerinevurgu yapılarak onarılması için neler yapılması gerektiği dile getirilmiştir. Buruciye Medresesievraklarda sadece ismen zikredilmektedir. Belgelere konu olan bir başka eser kaçakçılığı ise hangiyapıya ait olduğu bilinmeyen on parça çiniye dairdir. Yazışmalardan Müze-i Hümayun MüdürüOsman Hamdi Bey’in konu ile bizzat ilgilendiği öğrenilmektedir. Aynı belgelerden Sivas İdadisi’ninbir bölümünün müzeye dönüştürüldüğü tespit edilebilmektedir. İster onarım ister kaçakçılıklailgili olsun, Osmanlıların son dönemindeki eski eser anlayışını ortaya koyan en önemli verilerinarşiv belgeleri olduğu incelediğimiz yazışmalardan anlaşılmaktadır. Ele aldığımız belgelerdeimzası da bulunan, Osman Hamdi Bey’in Osmanlıdaki eski eser anlayışının gelişmesinde en büyükpaya sahip olduğu aşikârdır.

Abstract

Although the works of y-the past had been important for the Ottomans, who regardedheritage, for a long time, the first legal regulation on the subject was Âsâr-ı AtîkaNizamnâmesi, The Regulations of Antiquities, issued in 1869. The most important code broughtby the regulations which were updated several times was to establish the specifications of theexcavation permits and to outlaw the transfer of the findings out of the country. Besides, in theregulations were some codes regulating the conservation of immovable antiquities. In this study,the state of the Anatolian Seljuq works in Sivas in the Ottoman Period is introduced through thearchive documents and by tracking the traces of contents of these documents on the buildings.Also featuring matters in the regulations, these documents, consisted of correspondence mainlyin the 19th C and the early 20th C, comprise information about the understanding of antiquitiesin the last era of the Ottoman Empire. In the documents, Çifte Minareli Madrasah, BuriciyeMadrasah and the Hospital of Izz ad-Din Kaykuas are mentioned. The record about restorationof the Hospital of Izz ad-Din Kaykuas, dated 1779, also documents that the building’s function waschanged. Other records about the building are on the ceramic inscription of Izz ad-Din Kaykuas’tomb in the hospital; it was removed under the pretext of restoration to be sold and taken out ofthe country. In the documents, the names of the bureaucrats who were involved in the smugglingand who prevented it were also mentioned. Also in the archive documents were the cover-ups during the trial and the following investigations. The documents about the Çifte MinareliMadrasah reveal that the whole building except the facade was demolished and a Military JuniorHigh School was built inside the iwan. In the correspondences, what needed to be done to restorethe building was mentioned putting an emphasis on its aesthetic value. The Buruciye Madrasahwas only mentioned by name in the documents. Another smuggling of antiquities mentioned inthe documents was about the 10 tiles, the original building of which was unknown. We learn fromthe correspondences that Osman Hamdi Bey, the Director of Müze-i Hümayun, today the IstanbulArchaeological Museum, took a personal interest in the matter. The same documents also revealthat part of Sivas Senior High School was turned into a museum. Through the documents we haveresearched, regardless of them being about restoration or smuggling, it is understood that themost important data revealing the understanding of antiquities in the last era of the Ottomanscome from the archive documents. It is obvious that Osman Hamdi Bey, who also singed thediscussed documents played the most important part in the development of the understandingof antiquities.

Anahtar kelimeler: Sivas, Osmanlı, Eski Eser Anlayışı, Tarihi Eser Kaçakçılığı, Osman Hamdi Bey