Dergiler / Ortaçağ Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 2 - Sayı: 2
Selçuklu Tarihyazımında Arapça Kaynakların Kullanımı Ve Bazı Problemler
- Sayfa
- 145–150
- DOI
- —
Özet
Türklerin İslâmî devirde kurdukları en büyük hânedanlardan biri Selçuklu Devleti’dir. Melikşah dönemi (465-485/1072-1092) Selçuklu Devleti’nin sınırlarının en geniş olduğu devirdir. Bu dönemde devletin sınırları, Kâşgar’dan Ege Adaları’na, Aral Gölü ve Kafkasya’dan Yemen ve Aden’e kadar uzanmaktaydı. Bununla birlikte Selçukluların hâkimiyet kurduğu dönem, hem Türk ve bölge halkları hem de Haçlılar açısından önemli bir tarihsel süreci oluşturmaktadır. Bu sebeple Selçuklular ile ilgili Arapça kaynaklarda geçen her bir cümle, dönemin doğru olarak aydınlatılmasında önemli bir ipucu olma niteliğine sahiptir. Bu çalışmada, Arapça kaynakların Selçuklu tarihyazımında kullanılması hususu yanında, birincil kaynak ve ikincil literatürdeki eserlerin istifadesinde karşılaşılan zorluklara değinilecektir.
Abstract
Türklerin İslâmî devirde kurdukları en büyük hânedanlardan biri Selçuklu Devleti’dir. Melikşah dönemi (465-485/1072-1092) Selçuklu Devleti’nin sınırlarının en geniş olduğu devirdir. Bu dönemde devletin sınırları, Kâşgar’dan Ege Adaları’na, Aral Gölü ve Kafkasya’dan Yemen ve Aden’e kadar uzanmaktaydı. Bununla birlikte Selçukluların hâkimiyet kurduğu dönem, hem Türk ve bölge halkları hem de Haçlılar açısından önemli bir tarihsel süreci oluşturmaktadır. Bu sebeple Selçuklular ile ilgili Arapça kaynaklarda geçen her bir cümle, dönemin doğru olarak aydınlatılmasında önemli bir ipucu olma niteliğine sahiptir. Bu çalışmada, Arapça kaynakların Selçuklu tarihyazımında kullanılması hususu yanında, birincil kaynak ve ikincil literatürdeki eserlerin istifadesinde karşılaşılan zorluklara değinilecektir.