Dergiler / KONURALP TIP DERGİSİ / 2022 / Cilt: 14 - Sayı: 3
Cerrahi Tedavi uygulanmış Ayak Bileği Kırıklarının Klinik, Radyolojik ve Fonksiyonel Sonuçlarının Değerlendirilmesi
- Dergi
- KONURALP TIP DERGİSİ
- Sayfa
- 556–562
- DOI
- —
Özet
Amaç: Ayak bileği vücudun yürüme fonksiyonunda önemli bir eklemdir. Deplase ve stabil olmayan kırıkların ve eklem uyumunun konservatif yöntemlerle sağlanamadığı durumlarda cerrahi tedavi gerekir. Cerrahi tedavinin temel amacı, normal bir tibiotalar eklem ilişki için talusun ayak bileği içindeki anatomik pozisyonunu sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2006-Ekim 2015 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran, ayak bileği kırığı tanısı alan ve cerrahi tedavi uygulanan 73 hasta retrospektif olarak sağlam ayak bileği ile karşılaştırıldı. Bulgular: Ameliyat olan hastalardan; 34'ünde bimalleol kırığı (%46.58), 8'inde (%10.96) trimalleol kırığı, 14'ünde lateral malleol kırığı (%19.18), 13'ünde medial malleol kırığı (%17.81), 1’inde posterior malleol kırığı ile birlikte ayak bileği çıkığı (%1.37) ve 1’inde de medial malleol kırığı ile birlikte arka malleol kırığı vardı (%1.37). Lauge Hansen sınıflamasına göre en sık SER (Supinasyon Eksternal Rotasyon) kırık tipi (14 olgu) (%19.18), ardından ikinci en sık PER (Pronasyon Eksternal Rotasyon) kırık tipi (14 olgu) (%19.18) görüldü. Danis - Weber sınıflamasına göre en sık Tip C (21 vaka) (% 52.50) ve ikinci en sık Tip B (14 vaka) (% 35,00) görüldü. Kaynama süresi kırık tipine göre incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi (p=0,064). Sonuç: Ayak bileği kırıklarında cerrahi tedavi uygulanacaksa fibula uzunluğu sağlanmalı, eklem yüzeyinin anatomik olarak redükte edilmesi amacıyla rijit iç tespit yapılmalı ve ayak bileği hareketlerine erken başlanmalıdır.
Abstract
Objective: The ankle is an important joint in the walking function of the body. Surgical treatment is required in cases where displaced and unstable fractures and joint compatibility cannot be achieved by conservative methods. The main goal of surgical treatment is to restore the anatomical position of the talus within the ankle for a normal tibiotalar joint relationship. Methods: 73 patients who were admitted to our outpatient clinics between January 2006 and October 2015, who were diagnosed with ankle fracture and underwent surgical treatment, were retrospectively evaluated and compared with the intact ankle. Results: Of the patients who had surgery; Bimalleol fracture in 34 (46.58%), trimalleol fracture in 8 (10.96%), lateral malleolar fracture in 14 (19.18%), medial malleolar fracture in 13 (17.81%), with posterior malleolar fracture in 1 ankle dislocation (1.37%) and 1 had posterior malleolar fracture with medial malleolus fracture (1.37%). According to the Lauge Hansen classification, the most common type of SER (Supination External Rotation) fracture (14 cases) (19.18%), followed by the second most common PER (Pronation External Rotation) fracture type (14 cases) (19.18%). According to the Danis - Weber classification, Type C (21 cases) (52.50%) was the most common and Type B (14 cases) (35.00%) was the second most common. When the union time was analyzed according to the fracture type, no statistically significant difference was observed (p=0.064). Conclusions: If surgical treatment is applied in ankle fractures the length of the fibula should be ensured, rigid internal fixation should be made with the aim of anatomical reduction of the joint surface, and ankle movements should be started early.