Dergiler / Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2005 / Sayı: 5
Abdullah b. Mes’ud ve Mushafının Kur’an Tarihindeki Yeri
- Sayı
- 2005 · Sayı: 5
- Sayfa
- 1–64
- DOI
- —
Özet
Abdullah bn Mes’ud ilk müslümanlardan biridir.Hz.Ömer'den önce Müslüman olmustur. Müslüman olunca Hz.Muhammed’e(sav) olan baglılıgı nedeniyle yanından ayrılmamısve onun sahsi hizmetkarı olmustur. O, Kur’an lafızlarını hemmana hem de içerik yönden bizzat Hz.Peygamberden alan, onuilk okuyan ve ilk dinleyenlerin en önde gelenlerden biridir. Çünkü,Abdullah bn Mes’ud, daha deve çobanlıgı yapan yeni yetmebir delikanlı iken, Hz.Peygamberin bizzat kendi agzından yetmissûre almıstır.. Bu nedenle de O, slam’a sonradan giren kimselereyeni sekillenmekte olan Kur’anî vahyi egitim yoluyla ögretebilecekkimselerin en yeteneklisi seçilmisti. Peygamber'le olanuzun yıllar sahsi yakınlıgı onun Hadis ve Kuran hakkında çokgenis malumat sahibi olmasına sebep olmustu.Hz.Peygamberden 848 hadis rivayet ettigi bilinmektedir. Hz.Muhammed’in ashabına Kuranı kendilerin ögrenmelerini tavsiyeettigi dört kisiden biridir...”: bn Mes’ud, Osman mushafına aykırıolan kendi kıraatının sıhhatine yönelik sansür ve propagandayakarsı su sert ifadeyi kullanır: “Bir takım yetkisiz adamlar,kendi kendilerine Kur’an’da tasarrufa kalkıstılar.” Diger bir rivayette:“Zeyd b. Sabit kafir bir adamın sulbündeyken, benmüslümandım.” O halde, nasıl olur da bn Mes’ud’un dogrudandogruya aslî kaynaktan aldıgı kıraat Zeyd b. Sabit’in kıratınınarkasına atılır. Kur’anî vahyi egitim yoluyla ögretebilecek kimselerinen yetkili ismin Kur’an metninin tertibinde görev verilmemesive görüslerine itibar edilmemesi, mushafının gözardı edilmesi,varolan ihtilafların daha da yaygınlasmasına imkan vermistir.Zira bu mushaf sorunu karsısında Kufe'liler arasındabelirgin bir görüs ayrılıgı göze çarpmaktadır.Bu çalısmamızda vahyin bn Mes’ud’un mushafındaki kıratfarklılıkları ile vahyin Hz.Osman’ın Mushafının karsılastırmasınıyaptık. Vahiy lafız iliskisi ile Arap dilinin lehçe farklılıklarıüzerinde durduk.