Dergiler / Hitit ilahiyat dergisi / 2015 / Cilt: 14 - Sayı: 27
İslâm Öncesi Arap Yarımadasında Bir Kültür Merkezi: Cüreş
- Sayfa
- 23–49
- DOI
- —
Özet
Yemen bölgesinin Hicaz sınırıyla birleştiği noktada yer alan Cüreş antik dönemde Çin ve Hindistan’dan deniz yoluyla gelen dünya ticaret yollarının üzerinde yer almaktadır. Dünya coğrafyasındaki jeopolitik konumu şehrin ekonomik ve sosyo-kültürel açılardan dış dünya ile bağlantılarını ifade etmektedir. İkinci olarak, şehirde üretilen kızıl tüylü develeri, el-Hazf adlı koyunları ve Cüreşî namıyla meşhur üzümleri şehre yarımadada hayvancılık ve tarım sektöründe haklı bir şöhret kazandırmıştır. Tüm bunların yanında mancınık imalatının yapılması kültürel gelişim bakımdan şehrin ulaştığı gelişmişlik seviyesini göstermektedir. Son dönemlerde gerçekleştirilen arkeolojik buluntular da Cüreş’in Aden’den başlayıp Kızıldeniz sahili boyunca kuzeye doğru uzanan kervan yolu üzerindeki şehrin önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu ortaya koymuştur. Tüm bu bilgiler İslâm Tarihi alan araştırmacıları için ilgili dönemi aydınlatmaya yardımcı olurken aynı zamanda İslâmî araştırmalarda Kur’an ve sünnetin anlaşılma ve yorumlamasına da belli oranda katkıda bulunacağına inanıyoruz.
Abstract
Jurash in which was located on the border between Hijaz and Yemen was located on the point of world trade routes coming from China and Indiain the ancient time. That means doors of the city were open to the World in terms of economy, social and cultural communitions. Secondly, through red-haired camels, sheeps called al-Hadhf and grapes called al-Jurashan Jurash had a rightful reputation in the peninsula. In addition, producing catapulte is to indicate that the city had a significant development level regarding to culturel development. Furthermore, recently held archaeological finds have revealed that Jurash was one of the most important settlements on the caravan route extending along with the Red Sea to the North. While all of given information in the article would partly uncover to enlighten the relevant period for researchers studying on, it would also give contrubition to comprehension and interpretation of the Qur’an and sunnah at a certain rate