Dergiler / Osmanlı Bilimi Araştırmaları / 2016 / Cilt: 18 - Sayı: 1
Kamuran Sırrı (1891-1935): Bir elektrik mühendisinin yaşam öyküsü
- Sayfa
- 26–38
- DOI
- —
Özet
On dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyılın başı, Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasal yapısının çözüldüğü, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu sancılı bir dönüşüm sürecidir. Gençlik ve olgunluk çağları bu zaman dilimine denk gelen kuşaklardan, sıradışı ölçüde üretken bireyler yetişmiştir. Bu makalede yaşam öyküsü ele alınan elektrik mühendisi Kâmuran Sırrı (1891-1935), bu kuşağın insanıdır. İstanbul’da özel bir ilkokulu bitirip yine İstanbul’daki Saint Joseph Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra Paris’e giderek École Supérieure des Travaux Publics’in elektrik şubesine devam etmiştir. Mezuniyetinin ardından Fransa’daki bir fabrikada iki yıl kadar makine yapımı üzerine staj yapmış ve 1913’te İstanbul’a dönmüştür. Bu tarihten ölümüne kadar geçen süre içinde İstanbul, Adana, Ankara ve İzmir’de üretken bir yaşamı olmuştur. Dönemin çeşitli dergilerinde yayımlanmış, çoğu elektrik hakkında çok sayıda popüler yazısı vardır. Ayrıca elektrik konusunda yayınlanmış kitapları bulunmaktadır. Mühendislik kariyerinin bir kısmını İstanbul, Adana ve Ankara’da sanayiye usta işçi yetiştiren meslek okullarında öğretmenlik yaparak, geri kalan kısmını ise özel sektör, devlete bağlı kurumlar ve belediyelerde elektrik ve makine mühendisliği yaparak geçirmiştir. Yayınlanmış yazıları, dönemin pek çok aydını gibi ülkenin Avrupa karşısında endüstriyel geri kalmışlığını mesele edindiğini ve bu durumu değiştirmek için çabaladığını göstermektedir. Kâmuran Sırrı’nın iktisadi kalkınmaya katkı sağlamak bakımından her bir bireyin atacağı küçük ve yavaş adımların bile bir fark yaratacağına yönelik pozitif bir tutumu vardır. En çok ilgilendiği mesele, Türkiye’de sanayi alanında çalışacak usta ve işçi ihtiyacıdır. Ayrıca kendi geliştirdiği bir elektrikli alet için Avrupa’da çeşitli kurumlara patent başvurusunda bulunmuş, İstanbul’da makine üreten küçük bir fabrika açmıştır. Kâmuran Sırrı, on dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde yaşamış aynı zamanda dini ilimlere hâkimiyeti ve şiirleriyle tanınan ünlü bir Osmanlı valisi Giritli Sırrı Paşa’nın oğludur. Gençlik yıllarını, babası gibi bir Osmanlı valisi olan amcasının çocukları ile birlikte oldukça politik bir ortamda geçirmiştir. Bunlardan biri II. Meşrutiyet döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında aktif olarak siyasetle ilgilenen ve ilk Osmanlı sosyalistlerinden sayılan Suphi Nuri İleri; diğeri ise, II. Meşrutiyet döneminin ünlü gazetecilerinden Celal Nuri İleri’dir. Yakın ve uzak akrabaları arasında, edebiyat ve sanat alanında ön plana çıkmış isimler bulunmaktadır. Ancak Kâmuran Sırrı’nın hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. Diğer bir deyişle o, ünlü Osmanlı ailelerinin ünlü olmayan üyelerinden biridir. Makale, Kâmuran Sırrı’yı bir elektrik mühendisi olarak hayata döndürmeye çalışırken, onu, döneminin elektrik mühendislerinin sosyolojik profili bağlamında resmetmeyi hedeflemektedir.
Abstract
Late nineteenth and early twentieth century was a period of political turmoil and transformation which ended with the dissolution of the Ottoman Empire and the foundation of the Republic of Turkey. Many extraordinarily productive individuals were brought up during this period. This article will focus on the life of a little-known member of this fascinating generation, namely Kâmuran Sırrı (1891-1935), an entrepreneurial and reformist Turkish electrical engineer. He had the privilege of being educated first in a private elementary school, and then in the Lycée Saint-Joseph, a French high school in Istanbul. He completed his higher education in Paris, in the electrical engineering section of the École Supérieure des Travaux Publics. He learned the basics of the profession in a machine factory in France during his two-years of internship. He turned back to Turkey in 1913 and worked in İstanbul, Adana, Ankara and İzmir until he died in 1935. He taught in vocational technical schools in Istanbul, Adana and Ankara which trained qualified workers and masters for the industry. Then, he worked as an engineer in state institutions, in the private sector and in the municipalities. He wrote on electricity in the science columns of famous magazines, he also published a couple of books on electrical engineering. His writings reveal that he dwelled on the issue of industrial backwardness of Turkey which was a frequently addressed question at that time. As a young optimistic engineer, he set forth that everyone must take a step without thinking how small it is or how long it will take to achieve a developed industry. He not only worked as a salaried employee but also was an entrepreneur who endeavoured to realize his ideas; he applied for a patent of an electrical device that he developed himself and established a small machine factory in Istanbul as well. Kâmuran Sırrı was the son of an Ottoman governor Giritli Sırrı Pasha (1844-1895) who was celebrated for his poetry and his mastery in religious knowledge. He lost his father when he was 4 years old. He might have spent his youth in a very political environment together with his cousins from father’s side, including a very well-known journalist of the IInd Constitutional Period, Celal Nuri İleri (d. 1938) and one of the earliest Ottoman socialists Suphi Nuri İleri (d.1945). Within his close and distant relatives and family circle there were many people having a reputation in literature, art or politics. If not completely invisible among them, Kâmuran Sırrı was a shadowy figure. This article attempts to construct a biography of him and will try to picture him as an electrical engineer within social and political context.