Dergiler / Felsefe Dünyası / 2022 / Cilt: 1 - Sayı: 75

ÇAĞDAŞ ANA AKIM ANALİTİK FELSEFEDE SEZGİLERİN OLUMSUZ ROLÜ ÜZERİNE

On the Subversive Role of Intuitions in Contemporary Mainstream Analytic Philosophy

Sayfa
118–138
DOI
—

Özet

Analitik felsefe geçtiğimiz yüzyılın başlarında kendisini geleneksel felsefeden bir dizi derin farkla ayırt ederek kimliğini oluşturmaya çalışmıştı. Dakiklik, tutarlılık, öncüller ile sonucun berraklığı, aradaki çıkarımın açıklığı, mantıksal ve kavramsal analiz kuruluş döneminde erdem olarak görülüyor. Analiz kavramının kendisi, analiz edilen kavramdaki analiz-öncesi dönemde saklı kalmış hataları, çelişkileri ve diğer türlü sorunları ortaya çıkarmayı kapsar. Analitik felsefenin kurucularının ve erken dönem takipçilerinin yıkmaya çalıştıkları felsefelerden kendilerini kesin şekilde uzak tutmaya yarayacaktı bu sıraladığımız erdemler. Son yarım asırda ise ana akım analitik metafizik, epistemoloji, dil ve zihin felsefelerinde sezgilerin merkezi bir role bürünmesiyle analitik felsefenin çağdaş savları yukarıda sıraladığım tüm erdemlerden uzaklaşarak, kendisinin bir asır önce kusur olarak gördüğü bir felsefe pratiğine doğru yol almaktadır. Bunun nedeni günümüz ana akım analitik felsefesinde kullanıldığı şekliyle rasyonel, apriori sezgilerin aynı birinci-şahıs perspektifinden çıkan düzeltilmez önermeler statüsünde ele alınıyor olmasıdır. Uzmanlar arasında sezgilerin sıklıkla çatışıyor olması ve sezgi çatışmasının ortaya çıktığı yerde artık argümanların susması analitik felsefenin bugününü, kuruluş ideallerinin karşına koymaktadır.

Abstract

At its inception at the beginning of the last century, analytic philosophy distinguished itself from the then traditional philosophy to gain an identity. Precision, coherence, the clarity of premises and conclusions, rigor of inference, and logical (or conceptual) analysis were seen, by the founder fathers and early proponents of analytic philosophy, as virtues that distinguished analytic philosophy from traditional philosophy. The very notion of analysis includes the pointing the contradictions, mistakes, and other sorts of problems lying within a concept. In the last half century, in mainstream analytic metaphysics, epistemology, and the philosophy of language and mind, by virtue of the central role played by intuitions in argumentation, analytic philosophers’ arguments have begun to withdraw themselves from the virtues mentioned above to the extent that they are now closer to the vices of traditional philosophy. This is due to the current practice of regarding intuitions as something with the same epistemological status with the incorrigible and first-person mental states such as pain perception. The so-called clash of intuitions and the silence of arguments whenever this clash becomes apparent put the current state of mainstream analytic philosophy at odds with the ideals of its founders.

Anahtar kelimeler: analitik felsefe, sezgiler, sağlam argüman, metafelsefe, düzeltilmez önermeler, deneysel felsefe