Dergiler / Erdem / 2014 / Sayı: 67
“Image”dan “İmge”ye Attilâ İlhan’ın Edebiyat “Savaşı”
- Dergi
- Erdem
- Sayı
- 2014 · Sayı: 67
- Sayfa
- 19–32
- DOI
- —
Özet
Günümüzde edebiyat eleştirisinin, daha özelde şiir eleştirisinin en gözde terimlerinden biri imge olsa da, bu terimin kavramsal sınırlarını çizmekte zorlanıldığı görülür. Türkiye’de edebiyat eleştirisi alanında 1950’lerden itibaren öncesine nazaran daha sık biçimde kullanılmaya başlanan ve asıl olarak 1960’larda yaygınlaşan imge teriminin tanımlanmasında, başından beri birtakım sorunlar yaşandığı dikkat çeker. Bu kavramın yaygınlık kazanmasında öncü bir konuma sahip olan Attilâ İlhan, 1952 ile 1967 arasındaki eleştirel yazılarında estetik teorisinin merkezî kavramı olarak imgeye yer vermiş ve farklı dönemlerde imge kavramını farklı bağlamlarda kullanmıştır. İlhan, 1950’lerin başında “toplumcu gerçekçi” edebiyatın estetik düzeyindeki eksikliğe işaret etmek, 1955’te Garip şiirinin “biçimci” olduğunu iddia etmek ve 1960’larda ise İkinci Yeni’nin imgeyi “yanlış” biçimde kullandığını kanıtlamak için bu kavrama başvurmuştur. Bu üç farklı edebiyat anlayışını eleştirirken imge kavramını nasıl ve hangi amaçla kullandığına bakınca, İlhan’ın iddialarındaki belirsiz noktaları görmek olanaklı hale gelebilir.
Abstract
Although image is a concept which is among the most favorite term in contemporary literary criticism, and in poetry criticism in particular, it is a hard task to define image as a critical term. The difficulty in defining image remains unchanged since the term was frequently used in Turkey in 1950’s and also in 1960’s when the term gained wide currency. Attilâ İlhan, who is the pioneer in using the term image in Turkey, attributes image a central role in his critical essays between 1952 and 1967. Image in Attilâ İlhan’s critical vocabulary does not have a stable meaning, and is used for different purposes. Whereas İlhan uses image to indicate the frailty of the “social realist” literature in early 1950’s, he uses the concept to prove that Garip is a “formalist” poetry in 1955, and that İkinci Yeni “misuses” the image in 1960’s. Examining why he needed to employ image for criticizing those three different literary styles, it is possible to realize the inconsistency in İlhan’s claims.