Dergiler / Seleucia (ad Calycadnum) / 2021 / Cilt: 11 - Sayı: 11

Victoria & Albert Museum’dan Sardes’e Uzanan Bir Yanlış Anlama

A Misunderstanding from the Victoria & Albert Museum to Sardis

Sayfa
49–66
DOI
—

Özet

Londra’da Victoria & Albert Museum’da Sardes Artemis Tapınağını, özellikle ayakta olan iki sütununu gösteren iki suluboya resim vardır. Bunlardan birincisi, ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Londra’da iyi bilinen Clarkson Stanfield’in tapınağı fırtınalı bir havada sergileyen dramatik resmi (SD 1000); ikincisi adı ve çalışması hiç bilinmeyen ve müze tarafından “Mr. Maude” adında birine atfedilen, basit ve amatörce bir resimdir (SD 639). Londra’da 1836’da yayınlanan “Landscape Illustrations of the Bible” adlı Hıristiyanlğın önemli dini mekanlarını resimleyen bir kitaba göre, Sardes’e hiç gitmemiş olan Stanfield’in suluboyasına kaynak ve örnek “Mr. Maude’un yerinde yaptığı” eskizdir. İki resim de genel kompozisyon olarak birbirlerine yakın sayılabilir; fakat benzerlik orada biter. Stanfield’in suluboyasında sütunlar ve İonik başlıklar kendilerine özgü bütün detaylarıyla doğru olarak işlenmiş olmasına rağmen, Mr. Maude’un çok basit resminde hiçbir özel detay ve hatta genel peysaj doğru olarak gösterilmediği için bu resmin yerinde gözlemle yapıldığına inanamayız. Stanfield’in ustaca ve tapınağı doğru olarak resmeden suluboyasına Mr. Maude’un kaba eskizinin örnek teşkil etmesi de olanaksızdır. 2016 yilinda, Victoria & Albert Museum, Baskılar ve Çizimler Bolümü eski küratorü Charles Newton ile yaptığım yazışmalar yardımıyla müze kataloğundaki bilgilerin yanlış olduğu, “Maude” adı altında kimliği bilinmeyen şahsın (eğer böyle bir şahıs varsa) basit ve gerçeği temsil etmeyen resminin Stanfield’in suluboyasına model olamayacağına karar verdik. Bu durumda, Sardes’e gitmeyen Stanfield’e yerinde gözlemle ustaca yapılmış fakat bilmediğimiz bir eskizin model olabileceğini düşünmeliyiz. Ayrıca, 1812’de Sardes’de tapınakta çalışmalar ve çizimler yapmış olan ünlü İngiliz neoklasik mimar C.R. Cockerell’in bu sütunları ve başliklarını doğru detalarıyla gösteren karakalem eskizinin Stanfield’e uygun bir model olabileceğini de öne sürdük. Victoria & Albert Museum’a bildirilen bu sonuçların üstünden beş yıl geçmesine rağmen müzenin online kataloğu 2021 yılı Mart ayında hiçbir düzeltme yapılmadan yanlış bilgileri vermekte devam ediyordu. Mart 2021’de Victoria & Albert Museum - Baskılar ve Çizimler Bölümü ile tekrar başlatılan yazışmalar sonucu, müze hatasını kabul etti ve kataloğu öngördüğümüz şekilde düzelteceğini bildirdi. Bu bakımdan memnunuz. Fakat esas önemli olan, hataya ve hatanın uzun zaman düzeltilememesine neden olan ve bizleri üzerinde düşünmeye davet eden “büyük tablo” başkadır: Birbirine dayanan fakat ayrı disiplinlerin uzmanları olan bizler ayrı dünyalarda yaşıyoruz. Müzecilerin, baskı ve çizim uzmanlarının değerleri, gerçekleri ve metodolojileri ile biz arkeolog ve sanat/mimarlık tarihçilerinin gerçekleri ve değerleri ayrı oluyor. Victoria & Albert Museum uzmanlarının kataloglarını yazarken, sadece ellerindeki kağıt-üstündeki resimlere bakmış olmaları, hiçbirinin Sardes’deki tapınağı görmüş olmamaları; hatta, suluboyalardaki sütunların (çok kolay bulunabilen) fotoğrafl arını merak bile etmemiş olmaları düşündürücüdür. Arkeoloji ve müzeciliği temsil eden yakın disiplinler birbirleriyle konuşmalı ve bilgi değişiminde bulunmalıdır: İki tarafın da birbirleriyle paylaşacak önemli değerleri vardır

Abstract

Victoria & Albert Museum in London owns two watercolors which depict the Temple of Artemis at Sardis with its two fully standing column. Th e first is a dramatic view of the temple in a storm by Clarkson Stanfield, a painter who was well-known and active in London during the first half of the nineteenth century (SD 1000). Th e second is a generalizing and simple sketch attributed by the museum to one “Mr. Maude” whose name and work remains unknown (SD 639) but for a reference in Landscape Illustrations for the Bible, a religious book published in 1836. Th e reference is simply as “-Maude, Esq.” (no first name or initial), who is supposed to have done an on-the-site sketch which served as a model for Stanfield’s watercolor because Stanfield had never been to Sardis. Both views of the temple are superficially similar in composition but that is where the similarity ends. Stanfield’s watercolor depicts and records construction and ornamental details special and unique to the columns and their capitals while Mr. Maude’s generalizing view shows none of these or shows them incorrectly; nor does it present a reliable view of the landscape. It is hard to believe that it was done “on the spot” as claimed. It is not then possible that Mr. Maude’s rough sketch served as a model for Stanfield’s excellent and detailed watercolor. In 2016, after collaborating with Mr. Charles Newton, a retired curator of the V&A “Prints and Drawings Department,” we concluded that “Maude”s inferior sketch could not have served as the basis for Stanfield’s watercolor and the information given in the online catalogue of V&A is incorrect. We were led to believe that there was “out there somewhere still uncovered” an accurate drawing of the same view by someone skillful and observant. We might also consider the possibility that a pencil sketch of the same view of the two columns and their capitals showing correctly all the special details made by C.R. Cockerell, well-known English neoclassical architect who visited the temple in 1812, was the source for Stanfield. Although five years passed since these errors were reported to the Victoria & Albert Museum, no changes were made in its catalogue as late as March 2021. After re-starting our negotiations with the Prints and Drawings Department later in March 2021, the museum acknowledged its mistake and promised to correct their catalogue. We are pleased. Nonetheless, what is more important is why the error was made in the first place and why it took so long to correct it. We would like to consider the “big picture”: we, as specialists of diff erent but related disciplines, live in diff erent worlds. Th e priorities, values, realities and methodologies of museum specialists and drawing/print experts are diff erent than those of archaeologists and art/architectural historians. Concentrating on their drawings of Sardis, the V&A specialists had never seen the real site nor ever asked to see a good photographic image of the real temple and its details represented in their watercolors. We believe that close disciplines representing archaeology and museology will benefit from talking to each other and sharing information: both sides possess values worth sharing.