Dergiler / Sanat Yazıları / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 41

YAVAŞ ŞEHİRLERDE KAMUSAL MEKÂN KALİTESİ

PUBLIC SPACE QUALITY IN SLOW CITIES

Sayfa
451–477
DOI
—

Özet

Her şeyin aynılaşmaya başladığı bir dünyada farklılıkların ortaya çıkarılması adına birçok proje geliştirilmektedir. Doğaya ve insana yönelik bir düşünce ürünü olarak kabul edilen bu projelerden biri de 1999 yılında İtalya’nın Orvieto kentinde ‘Yavaş Yemek (Slow Food)’ hareketine öncülük yapan Greve, Orvieto, Bra ve Positano kentlerinin belediye başkanları tarafından ortaya konan ‘Yavaş Şehir Hareketi’dir. Küresel sermayeden daha çok pay alabilme yarışı içerisinde olan birçok kent hem mekân organizasyonunda hem de gündelik yaşamın şekillenmesinde bir benzerlik ve tek tipleşme süreci yaşamaktadır. Yavaş şehir oluşumu kentlerin aynılaşmasının önüne geçerek kendi kimliklerini ve kültürlerini korumaları gerektiği bilincini oluşturmayı hedeflemektedir. Günümüzde ‘bir örnek’ deneyimlediğimiz kamusal mekanların farklarını ortaya koymaları noktasında tasarlanması ve mekân kalitelerinin yükseltilmesi yönünde birçok parametre ortaya konmuştur. Araştırmanın temel amacı; dış kamusal mekanlarda, mekân kalitesinin değerlendirilmesine yönelik belirlenecek olan ölçütler ışığında sakin şehir Halfeti (Türkiye) ve Trani (İtalya) örneği üzerinden yapılan analizler doğrultusunda mekân ve kültür arasındaki ilişkinin tartışılmasıdır.

Abstract

Many projects are being developed to reveal diversities in a world where everything has become identical. One of these projects considered as a product of thought towards nature and human is “Slow City Movement”, promoted by mayors of Greve, Orvieto, Bra and Positano, which pioneered slow food movement in Orvieto, Italy in 1999. There is an ongoing process of becoming similar and monotype in both spatial organization and shaping of daily life in many cities which are competing to get a larger share of the global capital. The movement aims to create awareness that cities should protect their identities and cultures by preventing themselves from becoming identical. Plenty of parameters have been demonstrated in terms of designing public spaces in which we experience this uniformity today to reveal their differences and improving their quality. The main goal of the study within the scope of research is to discuss the relationship between space and culture in outdoor public spaces by analyzing slow cities Halfeti and Trani in the light of criteria to be determined for assessing the space quality.