Dergiler / Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 9 - Sayı: 1
BİR CEZA YARGILAMASINA ELEŞTİREL BAKIŞ: YALAN TANIKLIK SUÇU İNCELEMESİ
- Sayfa
- 196–231
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014 yılında yalan tanıklık suçu ile ilgili verdiği bir kararın analizi ile beraber yalan tanıklık suçunun incelemesi yapılmıştır. İlk olarak, karara konu olay izah edildikten sonra hangi yargı merciinin ne yönde karar verdiği açıklanmıştır. Bu şekilde mercilerin olayı çözüm tarzlarının ve çözülmesi gereken hukuki sorunun belirlenmesini takiben örnek yargı kararları ve karşılaştırmalı hukuktaki düzenlemeler ışığında yalan tanıklık suçunun incelemesi yapılmıştır. Son olarak ise karar metninde bulunmayan fakat olay dahilinde çözülmesi gereken hukuki sorunlar hakkında değerlendirilmede bulunulmuş, yargı mercilerin birtakım görüşleri eleştirilmiştir. Manevi unsur hakkında değerlendirme yapılırken yalan tanık beyanları hakkındaki psikolojik araştırmalardan faydalanılmış, kusurluluk başlığında ise kişinin kendini suçlamaya zorlanamayacağını ifade eden nemo tenetur ilkesi, istenemezlik ilkesi çerçevesinde irdelenmiştir.
Abstract
In this study, the General Assembly of Criminal Chambers of the Turkish Supreme Court’s (Yargitay Ceza Genel Kurulu) judgement on a case of perjury dated on 01.04.2014 was analyzed. Firstly, decisions of different judicial authorities were described in the frame of the concrete case. Thus, the legal problems that are to be resolved by the jurisdiction was determined. Secondly, the perjury was subjected to a review in the light of precedents and the comparative law. At the end of the article, legal problems rooted from the concrete case that were not discussed by the General Assembly of Criminal Chambers of the Supreme Court within the scope of their judgement were evaluated and certain decisions of judicial authorities were criticized. Surveys conducted by psychologists were taken into consideration in evaluating the mens rea element of the crime and the concept of faultiness was interpreted through discussing principles of nemo tenetur and impossibility of expectation.