Dergiler / Coğrafi Bilimler Dergisi / 2022 / Cilt: 20 - Sayı: 2
Türkiye’de Nodal Bölgelerin Tespiti: Yer-Sis Projesi Arayüzü Temelli Ampirik Bir Yaklaşım
- Sayfa
- 475–499
- DOI
- —
Özet
Geçmişte Türkiye için birçok bölgesel çalışma yapılmıştır. Ancak günümüze kadar gelen süreçte nodal bölgeler ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Bununla birlikte küreselleşme, teknolojik gelişmeler, kentsel nüfus artışı, sosyo-ekonomik değişmeler bölge yaklaşımının ve yerleşimler arası ilişkilerin tanımının yeniden kurgulanmasını gerektirmiştir. Bu kapsamda yerleşmelerin kademelenmesi ve nodal bölgelerin tespiti alanında ilk bölgesel çalışma olan YER-SİS Türkiye’de Kentsel ve Kırsal Yerleşim Sistemleri Araştırması çalışması yapılmıştır. Çalışmada idari kurumlardan il/ilçe verileri toplanmıştır ve kentsel merkez yerleşimleri ve bunlara bağlanan yerleşimlerin birbirleri ile olan ilişkilerine daha ayrıntılı bakabilmek için il komşuluğu, hizmet oranı, mesafe ve üst derece merkeze bağlanabilirlik gibi çeşitli ek kısıtlar getirilmiş, ortaya çıkan nodal bölgeler ve bunlara bağlanan yerleşim sayıları bu kısıtların farklı varyasyonları uygulanarak incelenmiştir. Bunun sonucunda, belirlenen kısıtların olduğu durumlarda farklı nodal bölgeler ve bunlara bağlı yerleşimler ortaya çıkmış, kısıtlar değiştikçe nodal bölgelere bağlanan yerleşim sayıları da değişmiştir.
Abstract
In the past, many regional studies were implemented for Turkey. However, no comprehensive study has been conducted on the nodal regions. Besides, globalization, technological developments, urban population growth, socio- economic changes necessitated the reconfiguration of the regional approach and the definition of relations between settlements. In this context, YER-SİS, the first regional study in the field of stratification of settlements and determination of nodal zones, Urban and Rural Settlement Systems Research study was conducted in Turkey. In the study, province/district data were collected from administrative organizations and various constraints such as provincial neighborhood, service rate, distance, and connectivity to the top center were introduced to examine the urban center settlements and their relations with each other in more detail, and the resulting nodal regions and the number of settlements connected to them were examined by applying different variations of these constraints. As a result, different nodal regions and their associated settlements emerged in cases where the constraints were determined, and as the constraints have changed, the number of settlements.