Dergiler / Van Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 29 - Sayı: 2
Kalça Hemiartroplastisi ya da Proksimal Femoral Çivileme ile Tedavi Edilen Trokanterik Kırıkların Karşılaştırılmalı Bir Çalışması
- Dergi
- Van Tıp Dergisi
- Sayfa
- 155–161
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı instabil femur intertrokanterik bölge kırıklarında parsiyel kalça protezi (PKP) veya çift lag vidali proksimal femoral çivileme (PFN) yöntemleri ile tedavi edilmiş hastaların klinik ve fonksiyonel sonuçlarını karşılaştırmaktır. Gereç-yöntem: Bu çalışmada 2019-2020 yılları arasında Evansjensen sınıflamasına göre evre 3-4-5 femur intertrokanterik kırık gelişen ve tedavide sementli PKP ya da çiftlag vidali PFN uygulanan 101 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar postoperatif takip süresi, yaş, cinsiyet, travma tarafı, amerikan anestezi topluluğu anestezi risk skalası (ASA), komorbid hastalık sayısı, toplam yatış süresi, intraoperatif kanama miktarı, ameliyat süresi, postoperatif komplikasyonlar açısından değerlendirildi . Bulgular: Çalışma kapsamında değerlendirilen 101 hasta PKP yapılan (Grup 1) 51 hasta ve PFN yapılan (Grup 2) 50 hasta olarak gruplara ayrıldı. Gruplar arasında ortalama yatış süresi, ameliyat süresi, intraoperatif kanama miktarı, postoperatif 1. yıl mortalite açısından sonuçlar karşılaştırıldığında sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç: Çalışma sonuçlarımız PFN yönteminin PKP'ye göre klinik açıdan üstün yönleri olduğunu göstermiştir. PFN tekniği hızlı ve güvenli şekilde uygulanabilen bir yöntemdir.
Abstract
Objective: The aim of this study was to compare the clinical and functional outcomes of patients treated with partial hip prosthesis (PHP) or double lag screw proximal femoral nailing (PFN) for unstable femoral intertrochanteric region fractures. Material And Method: In this study, the data of 101 patients who developed grade 3-4-5 femoral intertrochanteric fractures according to the Evans-jensen classification between 2019-2020 and were treated with cemented PHP or double screw PFN were evaluated retrospectively. The patients were evaluated in terms of postoperative follow-up time, age, gender, trauma side, American anesthesia society anesthesia risk scale (ASA), number of comorbid diseases, total hospitalization time, amount of intraoperative bleeding, duration of surgery, and postoperative complications. Result: 101 patients evaluated within the scope of the study were divided into groups as 51 patients who underwent PHP (Group 1) and 50 patients who underwent PFN (Group 2). When the results were compared in terms of mean length of hospital stay, duration of surgery, amount of intraoperative bleeding and postoperative 1 year mortality, the results were found to be statistically significant. Conclusion: Our study results showed that the PFN method has clinical advantages over PKP. The PFN technique is a method that can be applied quickly and safely.