Dergiler / Van Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 29 - Sayı: 3
Yoğun Bakım Hastalarında Omega-3 Takviyesinin Mortalite ve Morbidite ile İlişkisi
- Dergi
- Van Tıp Dergisi
- Sayfa
- 350–357
- DOI
- —
Özet
Yoğun bakımlar üniteleri; stres, sepsis, travma, cerrahi ve yanıklar gibi vücudun beslenme gereksinimlerine artış getiren sistemik bir inflamatuar tepki indükleme potansiyeline sahip kritik hastalıkların tedavi servisleridir Yoğun bakım ünitesine alınan hastalarda yetersiz beslenme çok sık gözlemlenmektedir. Yetersiz beslenen hastalar için öncelikli olarak enteral nütrisyon (EN) tercih edilmekte, oral alımı mümkün olmayan hastalarda ise parenteral nütrisyon tercih edilmektedir. Omega-3 (n-3) çoklu doymamış yağ asitleri (ÇDYA), eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) içeriğinden dolayı TNF-a, IL-1β ve IL-6 gibi proinflamatuar sitokinlerin üretimini engellemekte ve bir anti-inflamatuar sitokin olan IL-10 üretimini modüle etmektedir. Son yıllarda, yapılan birçok çalışma omega-3 ile takviye edilmiş diyetlerin, yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda sepsis gibi yüksek bir inflamatuar tepki ile karakterize edilen klinik koşullarda, akut solunum sıkıntısı sendromu ve büyük abdominal cerrahiden sonra faydalı olup olmadığını araştırmıştır. Yoğun bakım hastalarında yapılan birçok çalışma omega-3 tüketiminin genel mortalite, morbidite ve yoğun bakım ünitesinde kalış süresini olumlu yönde etkilediğini savunurken, etkisi olmadığını savunan çalışmalar da bulunmaktadır. Tüm bu bilgiler ışığında omega-3 kullanımının yoğun bakım hastalarında etkilerinin tespit edilmesi ve araştırmacılara gelecek çalışmalara yönelik bilgi sunulması amaçlanmıştır. Sonuç olarak elde edilen veriler ve sağlık otoritelerinin tavsiyeleri doğrultusunda parenteral beslenmede omega-3 kullanımı desteklenirken enteral beslenmede bolus ve yüksek doz omega-3 kullanımı tavsiye edilmemektedir.
Abstract
Intensive care units; are the treatment services of critical diseases that have the potential to induce a systemic inflammatory response, such as stress, sepsis, trauma, surgery and burns, which increase the nutritional requirements of the body. Enteral nutrition (EN) is preferred primarily for malnourished patients, and parenteral nutrition is preferred for patients whose oral intake is not possible. Due to its omega-3 (n-3) polyunsaturated fatty acids (PUFA), eicosapentaenoic acid (EPA) and docosahexaenoic acid (DHA) content, it inhibits the production of proinflammatory cytokines such as TNF-a, IL-1β and IL-6 and acts as an anti-inflammatory modulates the production of the cytokine IL-10. In recent years, several studies have investigated whether diets fortified with omega-3 are beneficial in Intensive care units patients in clinical conditions characterized by an elevated inflammatory response, such as sepsis, acute respiratory distress syndrome, and after major abdominal surgery. While many studies in intensive care patients argue that omega-3 consumption positively affects overall mortality, morbidity and length of stay in the intensive care unit, there are also studies that argue that it has no effect. In the light of all this information, it is aimed to determine the effects of omega-3 use in intensive care patients and to provide researchers with information for future studies. As a result, while the use of omega-3 in parenteral nutrition is supported in line with the data obtained and the recommendations of health authorities, bolus and high-dose omega-3 use in enteral nutrition is not recommended.