Dergiler / Ulusal Romatoloji Dergisi / 2021 / Cilt: 13 - Sayı: 1
Ankilozan spondilit hastalarında böbrek taşı oluşumu ile bağırsak enflamasyonu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
- Sayfa
- 17–21
- DOI
- —
Özet
Amaç: Böbrekte taş oluşumu, ankilozan spondilitin (AS) sık görülen ekstra-artiküler bulgularından birisidir. Bu çalışmada, AS hastalarında böbrek taşı varlığı ile bağırsak enflamasyonu arasında bir ilişki olup olmadığı araştırıldı. Yöntem: AS için 1984 Modifiye New York kriterlerini karşılayan hastalar çalışmaya dahil edildi. Renal taş (+) olan her hastaya karşılık gelen yaklaşık 3 renal taş (-) hasta çalışmaya dahil edildi. Bağırsak enflamasyonunun dolaylı göstergesi olan kalprotektin düzeyleri her hastada ölçüldü. Kalprotektin düzeyi >70 υg/g olan hastalara kolonoskopi ve gerekirse kolonoskopik biyopsi yapıldı. İnfliximab veya adalimumab alan AS hastaları çalışma dışı bırakıldı. Non-steroid antienflamatuvar kullanımı en az 6 hafta önce kesildi. Bulgular: Renal taş (+) olan her hastaya (n=26) karşılık gelen yaklaşık 3 renal taş (-) hasta (n=64) çalışmaya dahil edildi (E: 57; K: 33). Hastaların ortalama yaşı 43±10,9 yıl; ortalama tanı yaşı 33±10 yıl ve tanı gecikmesi 6,2±5 yıl idi. Renal taş (+) olan 3 hastada (%11,5) kalprotektin düzeyi 70 υg/g üzerindeyken, renal taş (-) olan 9 hastada (%14) kalprotektin düzeyi yüksekti. Yüksek kalprotektin düzeyi olan 12 hastanın 5’inde (%41) bağırsak enflamasyon kanıtlarına rastlandı. Bu 5 hastada renal taş yoktu. Renal taş (+) ve kalprotektin düzeyi yüksek olan 3 hastada bağırsakta mikroskopik enflamasyon bulgularına rastlanmadı. Sonuç: Dışkı kalprotektin düzeyi ile renal taş varlığı arasında bir ilişki bulunamadı. Çok daha fazla hasta sayısıyla, bağırsak mikro-çevresi üzerinde rolü olabilecek değişkenleri olabildiğince dışlayarak yapılacak seri kalprotektin ölçüm çalışmaları bu konuda çok daha sağlıklı sonuçlar verecekti
Abstract
Objective: Renal stone formation is one of the extra-articular manifestations of ankylosing spondylitis (AS). In these study, it is investigated whether there is a relationship between renal stone formation and intestinal inflammation in AS patients. Methods: Patients meeting the 1984 Modified New York criteria for AS were included in the study. Calprotectin levels, an indirect indicator of intestinal inflammation, were measured in each patient. Colonoscopy and, if necessary, colonoscopic biopsy were performed in patients with calprotectin level >70 υg/g. AS patients who received infliximab or adalimumab were excluded from the study. The use of non-steroidal anti-inflammatory drugs was discontinued at least 6 weeks ago. Results: Ninety AS patients (M: 57; F: 33) (renal stone +: 26; renal stone -: 64) were included in the study. The mean age of the patients was 43±10.9 years; the mean age at diagnosis was 33±10 years and the diagnosis delay was 6.2±5 years. Calprotectin level was higher in 3 patients (11.5%) with renal stones (+), while calprotectin level was higher in 9 patients (14%) with renal stones (-). Histological evidence of intestinal inflammation was found in 5 (41%) of 12 patients with high calprotectin levels. These 5 patients did not have renal stones. In 3 patients with renal stone (+) and high calprotectin levels, no microscopic signs of inflammation in the intestine were observed. Conclusion: No relationship was found between fecal calprotectin level and the presence of renal stones. Serial calprotectin measurement studies with a much higher number of patients, excluding variables that may have a role in the intestinal microenvironment, will give much more reliable results in this regard