Dergiler / TYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi / 2021 / Cilt: 33 - Sayı: 33

Anadolu Selçuklu Medrese Mimarisinin Gelişim Sürecinde Merkezileşmenin Rolü ve Etkileri

The Role and Effects of Centralization in the Development Process of Anatolian Seljuk Madrasa Architecture

Sayfa
29–59
DOI
—

Özet

Büyük bir siyasi ve fikri parçalanmışlığın yaşandığı İslam dünyası, Oğuzların Müslüman olmaya başladıkları 11. yüzyılda kurulan Selçuklu Devleti ile birlikte büyük oranda tekrar birliğe kavuşur. Kazanılan askeri zaferler ve takip edilen siyaset, geniş ölçekte siyasi parçalanmışlığı, ortadan kaldırmıştır. Ancak esas manada siyasi parçalanmışlığın ortadan kaldırılabilmesi için fikri parçalanmışlığın yerini birliğe bırakması gerekmektedir. Ortak aklın ve bu ortak aklı sürdürülebilir kılan ortak dilin üretiminde eğitim, fikri parçalanmışlığın giderilebilmesinde önemli bir faktördür. Selçuklular, yeni dâhil oldukları İslam medeniyetini dışarıdan doğru bir şekilde gözlemleyebilmiş ve sorunlara akılcı çözümler üretebilmişlerdir. Parçalı eğitim faaliyetleri yerine, sadece eğitime hasredilen medreseleri tüm ülkeye yaymışlardır. Devlet adamları eliyle kurulan medreseler, eğitimde merkezileşmenin ve devlet kontrolünün önünü açmıştır. Bu merkezileşmenin kaynağını ise Türklerin özelliklerinde ve inanışlarında bulmak mümkündür. Eski bir inanış olan kut anlayışından doğan cihan hâkimiyeti mefkûresi ile hareket eden “cihan hükümdarı”, devletçi ve merkeziyetçi politikalarıyla hâkimiyet sahasını belli bir “ortak akıl” üzerinden nizama sokmaya çalışmıştır. Bu makalede, medreselerden önce var olan parçalı eğitim faaliyetleri anlatılmış, medreselerin ortaya çıkışında etkin unsurlar olan tarihsel süreç ve dönemin siyasi-fikri ortamı, yönetim anlayışının getirdiği merkezileşme ve bunun eğitime ve Anadolu Selçuklular özelinde mimariye etkileri araştırılmıştır.

Abstract

The Islamic world, which was politically and intellectually fragmented, regained unity mainly with the Seljuk State, which was established in the 11th century when the Oghuz Turks started to become Muslims. The military victories won and the politics followed have eliminated the political fragmentation on a large scale. However, in order to eliminate the political fragmentation, the intellectual fragmentation must have been replaced with unity. In the production of the collective mind and the collective wording that makes this collective mind sustainable, education is an important factor in eliminating the intellectual fragmentation. The Seljuks were able to accurately observe the Islamic civilization from the outside and produce rational solutions to the problems. Instead of partial educational activities, they spread the madrasahs which were devoted to education all over the country. Madrasahs established by statesmen paved the way for the centralization and state control in education. It is possible to find the source of this centralization in the characteristics and beliefs of the Turks. The “ruler of the world”, acted with the idea of world domination and aimed, shaping a “collective mind” with statist and centralist policies. In this article, the partial educational activities that existed before the madrasahs are explained first. Then the historical process and the political-ideological environment of the period, which were the active factors in the emergence of the madrasahs, the centralization brought by the management approach and its effects on education and architecture in the Anatolian Seljuks are investigated.