Hitit Kralı I. Hattusili’nin Yıllıkları ve Kayıp Altın Heykeli
Özet
Hitit başkenti Hattuşa’da kazılarda bulunan pişmiş toprak tabletler sözde erken Hitit kralı I. Hattuşili’nin (yak. 1650-1620) askeri başarısının beş yılını kaydetmektedir. Genel olarak Hattuşili’nin ‘yıllıkları’ olarak bilinen bu belge (kralın) gümüş kaplanmış altın heykeline değinmektedir. Bu kaplamalar muhtemelen krala adanmış bir kutsal alanın bir kısmını oluşturmaktaydı. Burada, heykelin kendisinde, kaplamalarında veya ikisinde de muhtemelen yıllıkların ana versiyonu yazılmıştır. Günümüzde ikisi de kayıptır ve elimizde sadece pişmiş toprak tabletin yıllıklar hakkında anlatımı –ya da ondan arta kalan– vardır. Bu anlatımda yer alan büyük uyumsuzluklar ve bazı önemli eksikler bunu belgeleyen pişmiş toprak tabletlerin sadece kralın hükümdarlık döneminin çoğunu ve ya hepsini kapsayan çok daha büyük bir kompozisyonun fragmanları olduğunu belirtmektedir. Heykel ve onu kaplayan tapınağın (?)Hitit döneminde ateşle, havadan ve ya düşman tarafından ya kazayla ya da bir düşman saldırısıyla tahrip edilmesinden sonra bu fragmanlar yıllıklardan kalan tek şeydir. Hitit yazarlarının belgeyi yapabildikleri kadar yeniden yaratma çabaları ile sonradan yıllıklardan geride kalan fragmanlarda bulunan kırık dökük bilgilerden olayların bir dizilişini birleştirmeye çalıştığını ileriye sürüyorum. Onların yaptığı kalan parçaların makul şekilde uyumlu bir toplamasını yaparak belgeledikleri bölümleri beş yıllık bir döneme sıkıştırmaktı. Ama bunu yaparak Hattuşili’nin başarılarının aralıksız bir anlatımını –her ne kadar karmakarışık ve büyük eksikleri olan bir anlatım olsa da– sağlama girişiminde bulunarak aralarında yıllar olan olayları birleştirmişlerdi.
Abstract
Clay tablets excavated from the Hittite capital Hattusa supposedly record five years of the military exploits of the early Hittite king Hattusili I (c. 1650-1620). The document, commonly known as Hattusili’s ‘Annals’, refers to a golden statue (of the king) housed in silver-plated surrounds. These surrounds probably formed part of a sanctuary dedicated to the king. Here what was probably the chief version of the Annals was recorded, on the statue itself, on its surrounds, or both. Both are now lost, and we are left with only the clay tablet account of the Annals – or what survives of it. Major inconsistencies in this account and a number of significant omissions from it, suggest that the clay tablets which record it were merely fragments of a much larger composition covering most or all the king’s reign. These fragments were all that remained of the Annals when the statue and the sanctuary(?) which housed it were destroyed by fire in Hittite times, whether accidentally or by enemy action. I suggest that Hittite scribes later tried to put together a sequence of events from the scraps of information found on the Annals’ remaining fragments, in their efforts to recreate all they could of the document. What they did was to make a reasonably coherent compilation of the surviving pieces, compressing the episodes they recorded into a period of five years. But in so doing, they put together events that may have taken place years apart, in an attempt to provide a continuous account of Hattusili’s achievements, though a much distorted one with major omissions.