Dergiler / Folklor/Edebiyat / 2016 / Cilt: 22 - Sayı: 88

BİREYSEL BELLEKTEN KOLEKTİF BELLEĞE: DERGÂH’I SU BASINCA…

Sayfa
179–192
DOI
—

Özet

Bu makalede, Hacı Bektaş Veli Dergâhının kapatıldığı 1925 yılından ve müze olarak yenidenaçıldığı 1964 yılına kadar, yani dergâhın kapalı olduğu dönemde, Hacıbektaş ilçesi halkınınhayatında ve hafızasında nasıl ve ne biçimde yer edindiği sorusuna yanıt aranmaktadır. Buamaçla, sözlü tarih çalışmasına başvurularak o döneme dair ilçe halkının kolektif belleğindeyer etmiş nadir anılardan biri olan ve dergâhın Kırklar Meydanı’nda gerçekleşen su baskınıüzerinde durulmaktadır. Su baskını ve baskını takip eden olaylar üzerine gerçekleştirilen görüşmelerindayandığı bireysel bellek kaçınılmaz olarak kişisel farklılıkları barındırmaktadırfakat bireysel belleğin toplumsal yönü, su baskının kolektif bellekte nasıl biçimlendiğine işaretetmektedir. Anlatılar sadece su baskınını ve suyun temizlenişini değil, temizlik esnasındameydana bulunan mezarlardan birinin açılması ve mezarda bulunan cesedin bozulmamış olduğunungörülmesi gibi keramet olarak yorumlanan olayları da barındırmaktadır. Her ne kadarsu baskınının gerçekleştiği dönemde dergâh dini ve ekonomik açılardan işlevini yitirmiş olsada ve mekân olarak ilçe halkının gündelik hayatında yer bulmasa da görüşme yapılan kişilerinaktardıkları bilgiler dergâhın kutsallığına duyulan inancın devam ettiğine işaret etmektedir. Subaskını, kutsal bir mekân olarak kabul edilen ama ziyaret etmenin yasaklandığı dergâhla ilçehalkı arasında tekrar bir bağ kurulmasını sağlayan nadir olaylardan biridir. Bu nedenle o dönemedair bilgi verebilecek bir anı olarak bireysel ve kolektif bellekte yer edinmektedir. Dergâhınmüze olarak açılmasının getirdiği mekânsal süreklilik de bu anıyı canlı tutmaktadır.

Anahtar kelimeler: Hacı Bektaş Veli dergâhı, Kırklar Meydanı, kutsallık, sözlü tarih