Dergiler / Folklor/Edebiyat / 2018 / Cilt: 24 - Sayı: 95
Iris Murdoch’un Eserlerinde Modern Yabancılaşma Olgusu
- Dergi
- Folklor/Edebiyat
- Sayfa
- 279–298
- DOI
- —
Özet
Sosyal ve kültürel bağlamını 19. yüzyıldan alan modernizm, dönem olarakyirminci yüzyılın ilk yarısında oluşan sanatsal, edebi ve felsefi akımları tanımlamakiçin kullanılan bir etikettir. Modernizm şekilsel açıdan ‘yeniyi’, ‘yenilenmeyi’amaçlayan olumlu bir anlam çağrıştırır ancak, sosyal yansımalarınabakıldığında, modern toplum bireylerinin medeniyetin oluşturduğu ilkeleregüvenmediği, dini değerlerden uzaklaştığı, sonuç olarak, yalnızlaştığı ve kendineve yaşadığı topluma yabancılaştığı gözlenir. Yirminci yüzyılın İngiliz felsefecive yazarlarından Iris Murdoch, modern insanın iletişimsizlik, yalnızlıkve yabancılaşma sorunlarını eserlerinde kaleme alan bir yazardır. Murdoch,eserlerinde yabancılaşmanın sevgisiz, içtensiz, yapay ve kırılgan ilişkilerdenkaynaklandığını savunur. Bireylerarası sağlıklı ve uzun süreli ilişkilerin sevmekve başkalarını içtenlikle dikkate almakla yaşanabileceğini belirtir; hayal,rastlantı, olasılık ve aşkınlığın sevginin oluşmasında etkili ve yardımcı kavramlarolduğunu vurgular. Yazar, bu yardımcı kavramların içtenlikle aktifleştirilmesinin,çağdaş insanın yabancılaşmasının önüne geçebileceğine dikkat çeker. Murdoch, modern toplum bireylerinin ben merkezli iletişimlerle, bir tür‘modern yabancılaşma ’sorunu yaşadığını ortaya koyar. Bireyler arası ilişkilerdesanatın önemi, sevginin rolü ve kapsadığı kavramların fonksiyonlarınıUnder The Net (1954) (Ağ Altında), The Nice And The Good (1968) (Sevimlilerve İyiler), A Fairly Honorable Defeat (1970) (Oldukça Onurlu Bir Yenilgi)ve The Black Prince (1973) (Kara Prens) adlı eserlerinde dile getirmektedir.Bu makalede Iris Murdoch’ın yukarıda adı geçen eserlerinde modern insanınkendine ve topluma yabancılaşmasına çözüm olarak sunduğu ahlaki değerlerincelenip irdelenmektedir.