Dergiler / SAREM Stratejik Arastirmalar Dergisi / 2011 / Cilt: 9 - Sayı: 16

Türkiye'nin fosil kaynakları (petrol, doğal gaz ve kömür) ve değerlendirilme potansiyeli

Turkey's fossil resources (petroleum, natural gas and coal) and assessment their potential

Sayfa
177–203
DOI
—

Özet

Bu bildiri Türkiye’de fosil enerji kaynaklarının mevcut durumunu ve değerlendirilme potansiyelini tartışmaktadır. Yaklaşık 50 yıl önce yanabilir, yenilenebilir enerji kaynakları (esas olarak odun) Türkiye’nin enerji talebinde önemli yer tutuyordu. Zamanla bu görüntü değişti. Mevcut durumda, Türkiye’de tüketilen enerjinin % 90’ı fosil kaynaklardır. Ülkenin sosyal ve ekonomik gelişmesi sonucunda, her türlü enerji kaynağına olan talep hızla artmaktadır. Son 40 yıl içinde, birincil enerji tüketimi yıllık bazda % 4,5 oranında arttı ve 2009 yılında 103,5 Mtoe oldu. Tüketimin gelecekte de artması ve 2030’da 265 Mtoe olması beklenmektedir. Kömür dışında, Türkiye fosil enerji kaynakları bakımından fakir bir ülkedir. Yerli linyitler kömür yakıtlı elektrik santrallerinde tüketilmektedir. İthal taş kömürü ise endüstri sektöründe kullanılmaktadır. Türkiye, komşuları olan Orta Doğu ülkeleri ve Rusya gibi petrol ve doğal gaz zengini bir ülke değildir. Yerli petrol ve doğal gaz üretimi talebi karşılamaktan çok uzaktadır. Son dönemlerdeki, özellikle Karadeniz’deki, arama ve sondaj etkinlikleri yeni rezervler bulma ümidi taşımaktadır. Bu arada yapılmış bazı keşifler sonucunda doğal gaz üretimi artma eğilimindedir. Tüketim söz konusu olduğunda, yakın gelecekte doğal gaz Türkiye’nin en önemli enerji kaynağı olacak gibidir. Türkiye; Orta Doğu, Hazar bölgesi ve Avrupa’yı içeren stratejik ve ekonomik olarak önemli birkaç bölgenin arasındadır. Petrol ve doğal gaz üreten doğu ülkelerini batıdaki enerji pazarlarına bağlayan bir doğal köprü konumundadır. Bu stratejik konum Türkiye’ye enerji koridoru gibi bir anahtar rol verirken aynı zamanda Türkiye’yi, uluslararası petrol ve doğal gaz arz projeleri ortamına koymaktadır. Yerli linyit rezervlerinin kullanımındaki artışa rağmen Türkiye’nin enerjide ithalata bağımlılığı % 73 kadardır. Türkiye’nin fosil enerji arz-talep dengesindeki uçurum büyümektedir. Türkiye gelecekteki enerji gereksinimini karşılayabilmek için mevcut yaklaşımların ve politikaların ötesine gitmelidir. Bunun için ise yerli kaynakların aranması ve üretilmesine yönelik çalışmaların artırılması, Türkiye koşullarına uygun teknolojilerin araştırılması-geliştirilmesi ve enerji güvenliğini hedefleyen uygun enerji strateji ve politikalarının oluşturulması ve yürütülmesi gerekmektedir.

Abstract

This paper discusses the current situation of fossil energy resources in Turkey and presents an assessment of their potential. About five decades ago, combustible renewables (mainly wood) constituted a significant share of Turkey’s energy demand. In time, this picture changed drastically. At present, nearly 90% of the energy consumed in Turkey is of fossil origin. Because of the social and economic development of the country, the demand for all types of energy is growing rapidly. Primary energy consumption has increased about 4,5% per year over the last 40 years, reaching to 103,5 Mtoe in 2009. It is expected to increase to 265 Mtoe by 2030. Despite the increasing utilization of domestic lignite reserves, Turkey’s overall energy import dependency remains at 73%. Except for coal, Turkey is poor in fossil energy resources. Domestic lignites are mainly consumed in coal-fired power stations. Imported hard coal is used in the industrial sector. Turkey is not endowed with oil and natural gas resources like its neighboring Middle Eastern countries and Russia are. Domestic oil and natural gas productions are far from meeting the demand. Recent exploration and drilling activities for oil and gas, particularly in the Black Sea, raise hopes to find new reserves. Due to recent discoveries, natural gas production has begun to gain a small share of overall needs. Natural gas seems to be the most important fuel in near the future as far as consumption is concerned. Turkey is at the crossroads of several strategically and economically important regions, including the Middle East, the Caspian region, and Europe. It is a natural bridge connecting the major oil and natural gas producing Middle Eastern countries to the Western energy markets. Such a strategic location gives Turkey a key role as an energy corridor and puts Turkey into the domain of international oil and gas supply projects. The gap between Turkey’s fossil energy supply and demand is growing. Turkey should go beyond its current efforts and policies to meet its energy needs in the future. This of course requires implementation of a proper energy strategy and policies emphasizing increasing domestic exploration and production of fossil fuels, research and development strategies for proper domestic technologies and energy security.