Dergiler / Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2018 / Cilt: 20 - Sayı: 37

JOHN STUART MILL’İN ERDEM TEORİSİ VE ARAÇSALLAŞTIRILMIŞ ERDEMLER

John Stuart Mill’s Virtue Theory and Instrumentalized Virtues

Sayfa
53–79
DOI
—

Özet

Ahlak alanında son iki yüz yılın önde gelen teorilerinden biri olan faydacılığın en önemli iki figürü Jeremy Bentham ve John Stuart Mill’dir. Bu iki düşünür, faydacı teori ile ilgili olarak, birçok konuda hem fikir olmalarına rağmen, bazı hususlarda fikir ayrılıkları yaşarlar. Bu hususlardan en önemlisi, teorinin en temel kavramı olan haz konusundadır. Mill, Bentham’ın aksine hazlar arasında niceliğin yanında niteliksel bir ayrıma da gider ve hazları yüksek ve alçak hazlar olmak üzere ikiye ayırır. Bu ayrım, Mill’in erdem teorisine genel şeklini verir. Onun erdem teorisine göre, insanlar sadece mutluluğu arzular ve bunun dışında erdemler de dâhil olmak üzere arzulanan her şey, temelde mutluluğa araç olmaları bakımından arzulanır. Fakat diğer taraftan Mill, erdemlerin sırf kendilerinde arzulanması gereken amaçlar olduğunu da iddia eder. Mill’in bu yaklaşımı erdemlerin aynı anda hem araç hem de amaç olmaları gibi paradoksal bir duruma neden olur. Bu paradoksal durum, yorumcular tarafından çeşitli açılardan eleştirilir. Bu eleştirilerin temelini, amaç ile araç arasındaki ayrımın ortadan kalktığı, erdemlerin Mill tarafından hem amaç hem de araç olarak kabul edildiği iddiası oluşturur. Bu makale, erdemler her nasıl anlaşılırsa anlaşılsın Mill’in sisteminde sadece araçsal bir değere sahip olduğu iddiasını gerekçelendirir.

Abstract

Jeremy Bentham and John Stuart Mill are two of the most important figures of utilitarianism, one of the foremost theories of morality in the last two hundred years. These two thinkers have disagreements on utilitarian theory in some respects, although they agree on many issues. The most important of these issues is the concept of pleasure, which is the most basic concept of the theory. Mill, in contrast to Bentham, also makes a qualitative distinction between pleasures in addition to quantity and divides pleasures into higher and lower pleasures. This distinction gives the general form of Mill's virtue theory. According to his virtue theory, people only desire happiness, and all that is desired, including virtues, is basically desirable in terms of being a means for happiness. But on the other hand, Mill also claims that the virtues are the aims to be desired in themselves. This approach of Mill leads to a paradoxical situation in which virtues are at the same time both means and aims. This paradoxical situation is criticized by interpreters from various aspects. The basis of these criticisms is that the distinction between means and aims has been removed, and the virtues are claimed by Mill as both aims and means. This article justifies the assertion that regardless of how virtues are understood, they only have instrumental value in Mill’s system.