Dergiler / PLANLAMA / 2020 / Cilt: 30 - Sayı: 2
Planlamaya Rağmen Kentte Var Olabilmek: İzmir Konak’ta Bir Kadın Dostu Kent İncelemesi
- Dergi
- PLANLAMA
- Sayfa
- 273–293
- DOI
- —
Özet
Bugün Dünya toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmaları yapmaktadır. Bu tartışmalarda erkeğin sosyal, ekonomik, kültürel, mekânsal vb. egemenliği yerine kadının da erkekle eşitlenebilmesini sağlayacak çözüm yolları aranmaktadır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) gibi kadın ve erkeğe eşit hak ve özgürlükleri sağlamaya yönelik temel metinler dahi ülkelerin ceza hukuku, medeni hukuk ve iş güvenliği gibi alanlarında görülmeye başlansa da sosyo-kültürel yapıdan kaynaklı dönüşümler konusunda doğrudan toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için henüz yeterli karşılık bulunamamıştır. Durum Türkiye için de geçerlidir. Çünkü Türkiye’de de kadın toplumsal cinsiyet rolleri gereği toplumsal cinsiyet eşitliğini yaşayamamaktadır. Planlama ise toplumsal değerlerden beslenerek gelecek kurgusu yaptığından kentleri kadının gerek ve önceliklerine göre mekansallaştıramamaktadır. Metin öncelikle planlamanın kadınla kurduğu ilişkiyi açıklayabilmek için planlamanın kadını görmezden geldiği noktaları tartışacak, ardından bu yapıya bir tür karşı çıkış olan kadın dostu kentler programı üzerinden bir kadın dostu kent olan İzmir kentinin merkez ilçesi sayılan Konak’ın en çok kullanılan alanlarından birinde yaptığı alan araştırmasıyla alanın kadın dostu olup olmadığını analiz edecektir. Bir başka deyişle metin, planlamanın kadın için sorun yarattığı konuları ve kadın dostu bir kentin mekânsal karşılıklarının ne olduğunu aktarırken kentin kadını görmezden geldiğini ortaya koyacaktır.
Abstract
Today, the world is discussing gender mainstreaming. Solutionsto ensure women’s equality are being sought to address malesocial, economic, cultural, and spatial sovereignty. However,although primary texts including treatises and legislation advocating the equal rights and freedoms of men and women haverecently been composed by experts around in the world in fieldssuch as criminal and civil law and occupational safety, or something to this effect (e.g., the European Convention on HumanRights and the United Nations Convention on the Elimination ofall Forms of Discrimination Against Women), sufficient provisionfor gender mainstreaming in the context of transformations arising from socio-cultural structure have not yet been made. Thisis also the situation in Turkey, where women cannot experiencegender mainstreaming due to social gender roles. However, sinceurban planning literally builds the future drawing upon social values, it has been unable to modify cities according to women’sneeds and priorities. Accordingly, this paper discusses how urbanplanning ignores women and explains how this issue can be addressed utilizing the Women-friendly Cities Program, which is atype of objection to this patriarchal structure. This paper thenanalyzes whether Konak, the central town in İzmir (known to bea “women-friendly” city), is truly women-friendly by performinga field study in one of Konak’s most-used areas. In other words,this paper reveals the fact that urban spaces ignore women whileexplaining the spatial provisions of the “women-friendly” city aswell as ways in which urban planning negatively affects women.