Dergiler / Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 12 - Sayı: 4

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ’NİN REFORM SORUNSALI

THE REFORM PROBLEMATIQUE OF THE UNITED NATIONS SECURITY COUNCIL

Sayfa
466–477
DOI
—

Özet

Öncelikli hedefi olarak uluslararası barış ve güvenliği korumak üzere kurulan Birleşmiş Milletler (BM), kuvvetkullanma sorumluluğunu taşıması nedeni ile küresel siyasette önemli bir rol oynamaktadır. Daha özelde ise buönemli sorumluluğu yerine getirmede belirleyici organ olan Güvenlik Konseyi öne çıkmaktadır. Bu önemliyetki Güvenlik Konseyi’nin üyelik kompozisyonunu ve dolayısıyla karar alma mekanizmasını merkezi birkonuma taşımaktadır. Ancak uluslararası alanda meydana gelen değişikliklerin etkisi ve Güvenlik Konseyi’ninsorumluluğunu kullanma biçiminden kaynaklanan sorunlar nedeni ile konsey üzerindeki reform baskıları1990’lı yıllardan itibaren artarak devam etmektedir. Fakat Vestfalyan sistemin kısıtlarının ve devletlerin güçilişkilerinin etkisi ile reform çalışmaları başarılı olmamaktadır. Bu nedenle kesin ve köklü reformlar üzerindeyoğunlaşmak yerine, sistemsel realitenin farkında olunarak aşamalı değişikliklerle, hukuki düzenlemelerezemin oluşturacak teamüllerin oluşturulmaya çalışılması yararlı olacaktır.

Abstract

Established to protect international peace and security as a primary objective, the United Nations (UN) plays an important role in global politics because it has the responsibility to use force. More in particular, the Security Council, the decisive body in fulfilling this important responsibility, stands out. This important authority puts the Security Council's membership composition and therefore the decision-making mechanism in a central position. However, due to the impact of international changes and problems stemming from the way the Security Council is exercising its responsibility, reform pressures on the council have continued to increase since the 1990s. However, reform efforts are not successful due to the constraints of the Westphalian system and the power relations of the states. Therefore, instead of concentrating on definite and deep-rooted reforms, it will be useful to be aware of the systemic reality and try to establish conventions that will provide the basis for legal arrangements through gradual changes.