Dergiler / Osmanlı Araştırmaları / 2013 / Cilt: 0 - Sayı: 41

Bir mirasın gölgesinde velâ tartışması: Müzellef Ahmed Efendi'nin terekesi ve Ganîzâde Mehmed Nâdirî'nin Şeyhülislâma mektubu

The dispute about the right of patronage (walā) over an inheritance: Müzellef Ahmed Efendi s estate and Ganîzâde Mehmed Nâdirî s letter to the Sheikh al-Islām

Sayfa
71–124
DOI
—

Özet

Bu makale 9./15. yüzyılın ikinci yarısından 11./17. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı âlimleri arasında en çok tartışılan konulardan biri olan âzatlı köle üzerindeki velâ hakkı ile ilgilidir. Anne ve babasının her ikisinin de köle olmaları halinde âzatlı kölenin eski efendisi ve yakınlarına ona mirasçı olma hakkı veren bu hak İslâm âlimleri tarafından ittifakla kabul edilmiş olmasına rağmen annesi aslen hür olan âzatlı köle üzerindeki velâ hakkı âlimler arasında tartışmalıdır. Edirne Taşlık Medresesi müderrisi Müzellef Ahmed Efendi vefat ettiğinde ardında büyük bir miras bırakmıştı. Hiç mirasçısı bulunmadığı için beytülmâl emini bütün mirasa hazine adına el koymuştu. Ancak sabık Rumeli kadıaskeri Ganîzâde Mehmed Nâdirî Efendi, Ahmed Efendi ile aralarındaki velâ bağına istinâden mirası talep etti. Fakat bu konuda muhalif görüşü benimseyen şeyhülislâm Yahyâ Efendi ise velâ hakkını kabul etmeyen bir fetva verdi. Bunun üzerine Ganîzâde, fetvayı sert şekilde eleştiren bir mektup yazdı. Burada mektubun ve sicillerdeki tereke kaydının tenkitli neşrini hazırladık. Bu belgeler Osmanlı hukuk teorisi ve uygulamasının yapısı ve tabiatını aydınlatıcı bir mahiyettedir. Ayrıca birbirinden bağımsız bu iki metin arasında ilişki kurarak ve bazı tarihî kaynaklarda aktarılan bilgileri bir araya getirerek yukarıda zikredilen tartışmanın arka planını ortaya koymaya çalıştık.

Abstract

This article is about the right of patronage (walā) over a manumitted person, which is one of the most controversial issues among the Ottoman scholars from second half of the 9th/15th century to the midst of 11th/17th century. Although this right that gives to ex-master and his/her relatives a right of inheritance from the manumitted person is generally accepted by Muslim legal scholars, if both of parents of the manumitted are originally slaves, but the patronage of whom their mother is originally freeborn, was a topic of debate among the scholars. Muzallef Ahmed Efendi, the mudarris of Taşlık Medresesi in Edirne died leaving a great amount of estate behind him. Since he had no heir, the officer of the bureau of inheritance seized all the estate for the public treasury. But Ganizāde Mehmed Nādirî, the ex-chief judge (qādī al-askar) of Rumeli, demanded the estate, relying on his patronage rights over him. However, embracing the opposite opinion, the Sheikh al-Islām Yahyā Efendi issued a fatwā refusing this right of patronage. Then, Ganizāde wrote a letter to him to criticize his fatwā severely. Here, I have prepared critical editions of the letter and court register of the estate. These documents shed light on the structure and nature of Ottoman legal theory and practice. I also explain the background of the debate on the issue correlating between these two separate texts and accommodating the data given in some historical sources.