Dergiler / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2011 / Cilt: 28 - Sayı: 1

Cep telefonu çağında kent kimliği

Urban identity in the age of the mobile phone

Sayfa
109–129
DOI
—

Abstract

Cep telefonlarının yaşamın vazgeçilmez parçası haline geldiği günümüzde, uzunca bir zamandır süren kimlik yitimi tartışmaları da alevlendi. Hemen herşeyin bireyselleşti(rildi)ği, toplumsal yaşam, ortak yaşam gibi kavramların ve bunlarla beraber düşünülmesi gereken mekanların da yitirildiği, ya da kullanılmaz duruma geldikleri, tartışmaların odak noktası oldu. Kişisellik, bireysellik gibi kavramların uç noktasını şimdilik oluşturan cep telefonunun, kullanıcıya sağladığı kolaylıklar nedeni ile, kişilerarası ilişkileri giderek daha da olumsuz etkilediğini var saymak olasıdır. Kendi sanal dünyasını oluşturan internet gibi cep telefonu da kendine özgü bir dünya yaratmış olmalıdır. Bu dünyada yüz-yüze ilişkilere ve bunların yeşereceği ortak mekanlara gereksinme bulunmadığı kabulü toplumsal yaşamın giderek zayıfladığını söyleyenlerin de dayanak noktasıdır. Oysa, çok yeni bir araştırma cep telefonu kullanımının bunun tam tersine etkileri olduğunu ortaya koymakta, kullanımın yaygınlaşması ile kent mekanının daha anlamlı bir biçimde algılandığını göstermektedir. Kullanıcıların cep telefonu kullanmadan önce ve kullanmaya başladıktan sonraki buluşma mekanları tercihlerini irdeleyen bu araştırmanın bulguları, aygıtın son derece esnek bir karar verme yetisi geliştirmeye yaradığını, odaklar, nirengi noktaları gibi geleneksel kent bileşenlerinin yerine başka bileşenlerin buluşma noktaları olmasına yol açtığını göstermektedir. Yine, bu araştırmanın bulguları doğrultusunda, kentsel imgelerin ve bilişsel haritaların oluşmasına elveren bir kısım bileşenlerin, adı konulmamış, mekanda sabitlenmemiş, akıcı mekanlar olduğu, cep telefonunun hareketliliğe sağladığı katkı nedeni ile hareket halinde verilen kararların, saptanan buluşma mekanlarının bu biçimde oluşmasına yol açtığı görülmektedir. Neredeyse tümüyle görsel algılama üzerine oturtulmuş kentsel tasarım kuramlarının bu bulgular ile yeniden irdelenmesi gereği kaçınılmazdır.