Dergiler / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2011 / Cilt: 28 - Sayı: 1
Sosyal ve kültürel örüntülerin dönüşümü için benzersiz bir mekansal pratik: Atatürk orman Çiftliği Ankara
- Sayfa
- 165–178
- DOI
- —
Abstract
Atatürk Orman Çiftliği, modern tarım ve endüstriyel üretim tekniklerinin boş zaman aktiviteleri ile birleştirilmesiyle bir kent çiftliği olarak geliştirilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel felsefesi olan yeni bir toplum yaratma ilkesini temsil eden benzersiz bir mekansal pratiktir. Bu çalışmada Orman Çiftliği’nin varlığı, Türk ulusunun kültürel dönüşümü için bilinçli bir katkı olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, varoluşu tarih içindeki temel kültür tanımları ile bağlantılı olarak tartışılmaktadır: 1) ürünlerin ve toprağın verimini artırmak fikri ile ‘doğanın işlenmesi’; 2) bireylerin eğitimi bağlamında ‘zihinlerin terbiye edilmesi’; 3) ‘sosyal gelişim süreci’; 4) ‘anlamlar, değerler, yaşam biçimleri’; 5) ‘anlamları üreten pratikler’; ve son olarak 6) ‘temsil ağı’ olarak ‘yaşam tarzı’ ve ‘anlamın üretimi’ tanımlarını bağlayan antropolojik bakış açılarının birbirine geçişi. Bu bağlamda, a) Orman Çiftliği, kurulduğu tarihlerdeki ileri toplumların benzer yapılanmadaki örnekleri olan İtalya’daki Agro Pontino ve Amerika’daki New Deal ile karşılaştırılmaktadır; b) Amerikalı ilerici eğitimci John Dewey’nin ‘yaparak öğrenme’ felsefesinin etkileri çerçevesinde Amerika’da bilimsel üretim, verimlilik ve toplumsal yaşamın onarımını hedefleyen 4-K’nın kurgusu ile Orman Çiftliği’nin benzerlikleri tartışılmaktadır; c) 1870’lerden itibaren Rusya, Bulgaristan ve Doğu Avrupa’da ekonomik kalkınmanın ön şartı olarak görülen ‘köylünün eğitilmesi’ hareketinin henüz sanayileşmemiş Türk toplumunun ‘kendine yetebilme’ ve ‘bağımsızlık’ mücadelesi ile ilişkisi kurulmakta, Orman Çiftliği’nin ‘köylü’nün ‘çiftçi’ye dönüştürülmesindeki katkıları sorgulanmaktadır; d) Yeni rejimin mekanı ve Ankara’nın uygar yüzü olarak Orman Çiftliği kent sakinleri için bir açık hava okulu olarak değerlendirilmektedir; e) Osmanlı’nın başkenti İstanbul’dan Cumhuriyet’in başkenti Ankara’ya geçişte yirminci yüzyılın yaratıcı felsefesini yansıtacak biçimde tasarlanan ilk kentsel açık alanlar arasında yer alan Çiftlik’in İsviçre’li tasarımcısı Ernst Egli’nin katkıları ile uygarlığın ve Cumhuriyet’in temsili haline gelmiş olduğu irdelenmektedir; f) 1930 tarihli Gazi Mustafa Kemal, Atatürk Orman Çiftliği’nde ve Gazi Mustafa Kemal’in Amerikalılara Hitabı adlı filmlerin, misafir diplomatların ağırlandığı, yeni yaşam pratiklerinin, tüketim maddelerinin, giyim biçimlerinin ve cinsiyet ilişkilerinin sergilendiği mekan olan Orman Çiftliği’nde çekilmesinin ürettiği anlamlar tartışılmaktadır. Bu calışma ile, Atatürk Orman Çiftliği ile benzerlik gösteren pek az deneyimin olduğu, ancak kültürün dönüştürülmesinde bir araç olması durumunun benzersiz olduğu kanıtlanmıştır.