Dergiler / OLBA / 2020 / Cilt: 28 - Sayı: 28

Küçükçekmece Göl Havzası Arkeolojik Kazıları’ndan (Bathonea ?) “Sardis Tip” Olduğu Düşünülen Bir Grup Tek Kulplu Amphora

A GROUP OF ONE-HANDLED “SARDIS TYPE” AMPHORAE FROM THE EXCAVATIONS AT KÜÇÜKÇEKMECE LAKE BASIN (BATHONEA ?)

Dergi
OLBA
Sayfa
421–438
DOI
—

Özet

Antik Çağın sonunda, İstanbul’un Avcılar İlçesinde yer alan Küçükçekmece Gölü, önemli bir Geç Roma - Erken Bizans yerleşimine ev sahipliği yapmıştır. Küçükçekmece Gölünün batı kıyısında gerçekleştirilen Küçükçekmece Göl Havzası Arkeolojik Kazıları (Bathonea?), Constantinopolis’in hinterlandında konumlanmış bir liman yerleşimine dair önemli bulguların açığa çıkmasını sağlamaktadır. “8. Bölge” olarak adlandırılmış alanda, νοσοκομεῖον (nosokomeion) olduğu sanılan bir yapı tespit edilmiş ve yapıyla ilişkili olduğu düşünülen bir mekan açığa çıkarılmıştır. Kazı çalışmaları sonucunda, söz konusu mekanın içindeki eşyalarla birlikte yıkıldığı ve kısmen de bir yangına maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Mekanın içerisinde ele geçmiş çok sayıda amphora, toplu unguentarium grubu, mermer mortarium, havan eli, kemik ilaç kutusu ve spatula şu ana kadar tespit edilmiş buluntulardan bazılarıdır. Burada sunulan çalışmada, söz konusu yapıya ait bir mekan içerisinde, insitu halde tespit edilmiş bir grup tek kulplu “Sardis Tip” amphorası ele alınmıştır. Amphoralar, morfolojik ve anolojik biçimde incelenmiş ve taşıdığı ürün hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Küçükçekmece’de ele geçen altı amphoranın, morfolojik incelemesi sonucunda, aynı anda üretildikleri ve aynı yerden buraya geldikleri düşünülmektedir. Diğer taraftan, “Sardis Tip” amphora grubana dahil edilen ve bu gruba ait olduğu düşünülen diğer merkezlerdeki (Pyrgouthi, Sucidava, Tomis, Histria, Capidava, Caesarea ve Sardis) buluntu örnekleri tespit edilmiştir. Bilinen ve tespit edilen amphora örneklerinin kil yapısı ve rengi karşılaştırma unsurlarından biridir. Caesarea örneği haricinde diğer örneklerin kil yapılarının çok benzer olduğu anlaşılmış ve burada incelenen tüm amphoraların hamur renklerinin de birbirine çok yakın oldukları tespit edilmiştir. Formları açısından ise, Küçükçekmece amphoralarına en yakın örnek Pyrgouthi amphorasıdır. Histria ve Tomis amphoralarının form yapısı ise oldukça benzerdir. İncelenen diğer örneklerin de, benzer ve karşılaştırılabilir formsal özellikleri mevcuttur. Güncel veriler ışığında henüz tespit edilmiş bir üretim atölyesi ya da merkezi mevcut değildir. Ancak, söz konusu “Sardis Tip” amphora grubunun üretim yerine dair önerilen ve kabul gören düşünce, Sardis çevresinde aranması gerektiği yönündedir. Sardis’te bilinen örnekler arasında Küçükçekmece amphoralarının net benzeri bulunmamasına karşın, Sardis’in kil yapısı ve buradaki tek kulplu amphora yapım geleneğinin bir ürünü olabileceği düşünülmüştür. İncelenen toplam on sekiz amphora örneğinin dönemi ve ürün içerikleri de diğer karşılaştırma unsurlarıdır. Tarihlendirmeler, genellikle yakın tarih aralığına aittir. Çalışmada yapılan değerlendirmeye göre, söz konusu amphoraların genel anlamda, 6. yüzyıl ve 7. yüzyıl başında üretildiği ve kullanıldığı sanılmaktadır. Amphoraların ne taşımak için kullanıldığı ise net biçimde aydınlatılabilmiş değildir. Şarap taşıdığına dair düşünce genel anlamda benimsenmiş olsa da, bunu söylemek için, tüm gruba dair yeterli düzeyde kanıt bulunmamaktadır. Diğer taraftan, unguent/yağ taşıyor olma ihtimali de oldukça önemlidir.

Abstract

Küçükçekmece Lake, located in Avcılar district of Istanbul, hosted an important LateRoman-Early Byzantine settlement. Archaeological excavations in the KüçükçekmeceLake Basin (Bathonea ?) carried out on the west coast of Lake Küçükçekmece, haveprovided important discoveries of a harbor settlement located in the hinterland ofConstantinople. In the "8th area”, a structure which is thought to be a νοσοκομεῖον(nosokomeion) and a space, related to the structure came to light. It appears that thespace was destroyed by fire and that, in particular, objects in the building were fired.Amphorae, marble mortars, pestles, bone medicine boxes, glasses, spatulas and a largenumber of unguentaria were recovered inside the space. This paper presents a group ofone-handled “Sardis Type” amphorae which were discovered in-situ in the space relatedto the structure. Amphorae and their contents have been examined morphologically andanalogically. According to a morphological examination of the six amphorae found inKüçükçekmece, it is thought that they were produced at the same time and were departed from the same center. On the other hand, samples from other centers (Pyrgouthi,Sucidava, Tomis, Histria, Capidava, Caesarea, and Sardis) classified as belonging to“Sardis Type” amphorae were detected and they are outlined in the paper. By comparison with the clay structure and colours of all amphora samples, It seems that theclay characteristics of the samples (except Caesarea amphora) are very similar, and thecolours of all the amphorae are very close to each other. In terms of form, the closestexample to the Küçükçekmece amphorae is the Pyrgouthi sample. Besides that, theform of the Histria and Tomis amphorae is very close to the Küçükçekmece amphorae,and; the other samples have similar and comparable formal properties. The production site of the “Sardis Type” group is not yet known by archaeologists. The acceptedidea is that the origin of the “Sardis Type” amphora group is in the territory of Sardisbecause of the clay resemblance. In this paper, a total of eighteen amphora samples arecompared according to date and content of the amphorae. All of these amphorae werelikely produced and used in the middle of the 6th – beginning/middle of the 7th c. A.D.It is not clear which product these amphorae were used to transport, but the assumptionis that they were transporting wine because of the traces of resin found in an amphorafrom a well at Sardis. On the other hand, the possibility of unguent/lipid transportingis also crucial.