Dergiler / Klimik Dergisi / 2016 / Cilt: 29 - Sayı: 2
Kocaeli İlinde Yurtdışı Kaynaklı Plasmodium falciparum Sıtması: 16 Olgunun Değerlendirilmesi
- Dergi
- Klimik Dergisi
- Sayfa
- 87–90
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu yazıda endemik bölgelerde bulunma öyküsü olan ateşli hastalarda ön tanılar arasında sıtmanın mutlaka yer almasının ve bu bölgelere seyahat edecekler için sıtma profilaksisinin öneminin vurgulanması amaçlanmıştır.Yöntemler: Çalışmamıza 2009-2015 yılları arasında klinikte yatırılarak takip edilen P. falciparum'a bağlı 16 sıtma olgusu dahil edildi. Tanı, tüm olgularda ateşli dönemlerinde alınan periferik kan örneklerinden hazırlanan ve Giemsa yöntemiyle boyanan kalın damla ve ince yayma preparatlarında ışık mikroskobunda Plasmodium'ların gösterilmesiyle konuldu.Bulgular: Çalışmaya alınan 16 hastanın biri kadın 15'i erkekti. Yaş ortalaması 32 olan bu hastaların 14'ü profilaksi almayan hastalardı. Hastaların tamamının başvuru şikayeti, üşüme, titreme, ateş, halsizlik, iştahsızlıktı. Eşlik eden diğer şikayetler baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı, ishal, öksürük ve boğaz ağrısı olarak saptandı. Fizik muayenede tüm hastalarda 38°C'nin üzerinde ateş tespit edildi. Hastaların 11'ine artemeter-lumefantrin, 5'ine kinin ve doksisiklin kombinasyonu uygulandı. Hastalardan birinin ateşli döneminde alınan kan kültüründe Serratia marcescens üremesi nedeniyle tedavisine ertapenem eklendi. Koinfeksiyon olarak akut hepatit A saptanan bir hasta semptomatik tedaviyle takip edildi. Ciddi sıtma tanısıyla izlenen iki hastada bilinç bulanıklığı, kanama, bilateral plevral efüzyon ve infiltrasyon alanları izlendi.Sonuçlar: Sıtmanın endemik olduğu bölgelere seyahat edecek kişilere kemoprofilaksi uygulanması büyük önem taşımaktadır.Klimik Dergisi 2016; 29(2): 87-90
Abstract
Objective: This paper intends to underline that malaria should be borne in mind in the differential diagnosis of patients with history of visiting endemic regions and of malaria prophylaxis for those intending to travel to these regions. Methods: 16 cases of P. falciparum malaria that were followed in the clinic between 2009 and 2015 were included in our study. Diagnosis was based on plasmodia seen under light microscope in thick and thin smears prepared from peripheral blood samples obtained from febrile patients and stained with Giemsa method.Results: Out of 16 patients, one was female and 15 were males. 14 of these patients, whose average age was 32 years, did not receive prophylaxis. Complaints of all patients were fever with chills, rigor, weakness, and anorexia; other accompanying complaints were headache, nausea, abdominal pain, diarrhea, cough and sore throat. Body temperatures over 38°C were detected in all patients. 11 patients were treated with artemether-lumefantrin and 5 patients treated with combination of quinine and doxycycline. Ertapenem was added in the treatment of a patient due to Serratia marcescens isolation in his blood culture obtained during his febrile period. Acute hepatitis A as a co-infection was detected in a patient and he was followed with symptomatic treatment. Somnolence, bleeding, bilateral pleural effusion and pulmonary infiltrates were observed in two patients diagnosed as severe malaria. Conclusions: Malaria chemoprophylaxis for the people intending to travel endemic regions is crucial. Klimik Dergisi 2016; 29(2): 87-90