Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 52 - Sayı: 52

Ali Ekber Dihhudâ ve Sürgünde Gazetecilik: İstanbul’da Suruş Gazetesi

Ali Akbar Dehkhoda and Persian Journalism in Exile: The Sorush Newspaper in İstanbul

Sayfa
151–166
DOI
—

Özet

İran sınırları içinde eleştirel gazeteciliğin ortaya çıkması, Meşrutiyet Devrimi’nin başarılarından biriydi. Ali Ekber Dihhudâ, Meşrutiyet Dönemi’nde gazetecilik serüvenine giren isimlerden biriydi ve Mirza Cihangir Han-ı Şirazi ile birlikte Sûr-i İsrafil gazetesini yayınladı. Kaçar hükümetinin zorba yapısını ve eski düzen ile bağlantılı olan tanınmış siyasi şahsiyetleri eleştirmek, halkın haklarını savunmak ve toplumsal taleplerin peşinden koşmak gazetenin nev’i şahsına münhasır üslubuydu. Meclis’in bombalanarak kapatılması ve Dihhudâ’nın İran’dan ayrılması sonucu onun gazeteciliği de önce İsviçre’ye, daha sonra İstanbul’a taşındı. Bu araştırmada Dihhudâ’nın İstanbul’da yayınladığı Suruş gazetesine üç eksende ışık tutulmaktadır. Birincisi, Meşrutiyet kavramının ve anayasal hakların korunması; ikincisi, yabancı karşıtlığı ve İran’ın bağımsızlığının savunulması ve son olarak, Meşrutiyet üzerinde düşünmek. Bu üç eksen, Dihhudâ ve Yahya Dovletabadi, Hüseyin Kazimzade, Ahmet Ağayef ve Hüseyin Daniş gibi yazarların ve Siyasi İlimler Okulu’nun bazı mezunlarının çabalarıyla Suruş gazetesinin sayfalarına yansıdı. Dihhudâ’nın, Suruş gazetesinde her şeyden çok İran fikrini ele aldığı ve bu gazetenin de onun İran’ın tehdit altında olduğu korkusunu temsil ettiği görülmektedir. Toplumsal güçlükler konusu, Dihhudâ’nın Sûr-i İsrafil gazetesindeki temel endişelerinden biri olarak öne çıkarken Suruş gazetesinin sayfalarında dahili istibdat eleştirisinin yanında İran’a yapılan yabancı müdahaleler sonucu İran’ın bağımsızlık ve bütünlüğünü korumak diğer ilke ve ideallere üstün geldi.

Abstract

Focusing on the Sorush newspaper published in Istanbul as a case of Iranian journalism in exile, this paper seeks to shed light on one aspect of Persian journalism in the constitutional period. On the eve of the 1906 Constitutional Revolution, Persian journalism entered into a critical phase that flourished outside the country. Istanbul, Calcutta, Cairo and London were the centres where Iranian intellectuals developed their critical ideas through this modern media. Inspired by these ideas, the Constitutional Revolution prepared an unprecedented situation for Iranian journalists to develop their flourishing career inside the country. It was in this period that a distinguished constitutionalist and intellectual Ali Akbar Dehkhoda began his journalistic career. Together with Mirza Jahangir Khan Shirazi, he began to publish Sur-e Esrafil, which presented a straightforwardly critical voice against Qajar despotism. Yet the passing flame of political freedom died out by the restoration of despotism and forced Dehkhoda and some of his colleagues to leave their homeland. He first went to Switzerland and then to Istanbul, where he continued his career in exile and published a new Persian-language newspaper by the name of Sorush. An analysis of this short-lived newspaper allows us to identify three pivotal concerns in its pages: advocacy of constitutionalism, opposition to imperialism and defending Iran’s independence and territorial integrity, and the last but not the least, reflecting on Iran’s first experience in constitutionalism. Indeed, for Dehkhoda and his colleagues in Sorush of İstanbul, securing an independent and well-integrated Iran was the most critical issue.