Dergiler / Kader / 2019 / Cilt: 17 - Sayı: 1
KÂDÎ ABDULCEBBÂR’IN MARİFETULLAH TEORİSİ
- Dergi
- Kader
- Sayfa
- 153–184
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada Kadı Abdulcebbar’ın görüşlerinden hareketle marifetullah ve bu konuya taalluk edendiğer meseleler incelenmiş ve ortaya konulmuştur. Bu bağlamda kendisine ilahî mesaj ulaşsın ya daulaşmasın kişiye Allah’ı bilmenin vâcip olup olmadığı incelenmiştir. Aynı zamanda marifetullah, vâcipise bu vücûbiyetin akıl ile mi yoksa nakil ile mi sabit olduğu konusu ele alınmıştır. Ayrıca Allah’ıbilmede nazar ve istidlalin rolü gözetilerek, marifetullah meselesinde nazar ve istidlalin dinî hükmü vekaynağı tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bunların yanı sıra Allah’ın hangi yönlerden bilgiye konuolamayacağı, hangi cihetlerden bilinebileceği üzerinde durulmuştur. Aynı şekilde marifetullahınzorunlu bilgi olup olmadığı, değilse bunun gerekçelerinin neler olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıcamarifetullah konusunda taklidin bilgi kaynağı olup olmayacağı, her hangi bir açıdan akılyürütmeksizin sadece taklidî bir bilgiyle Allah’ı bilmenin yeterli olup olmadığı incelenmiştir. Sonolarak Kadı Abdulcebbar’ın, kendilerine ilahî davet ulaşmayıp Allah’ı bilmeyen kişilerin ahirettekidurumunun ne olacağına yönelik görüşleri belirtilmiştir. Kadı Abdulcebbar’ın bu meselelerdekiyaklaşımı ortaya konulmakla beraber bu meselelerle ilgili bir takım analizler ve değerlendirmeler deyapılmıştır.
Abstract
In this study, Qāḍī Abd al-Jābbār’s views on knowing Allah (ma‘rifatullah) and following issues have been analysed. In this context, either the divine message has reached to a person or not, it is examined whether ma‘rifatullah is obligatory (wajib) upon him. Subsequently, it is discussed whether this obligation is ensured by reasoning (‘aql) or revelation (naql). Furthermore, while keeping in mind the role of intellect (nazar) and argumentation (istidlāl), we have established and evaluated religious state and source of nazar and istidlāl. Also, we discussed to what extend God can be the subject of knowledge and from which aspects He can be known. Besides, we discussed whether ma‘rifatullah is an obligation and if not what its justification is. In addition, we examined whether imitative knowledge (taqlīd) is possible in the case of ma‘rifatullah or not and whether it’s sufficient to know God just by taqlīd without the reasoning at all. Finally, Qāḍī Abd al-Jābbār’s opinions on the religious situation of people to whom the divine revelation did not reach at all and so they lack of knowledge on God.