Dergiler / Kebikeç İnsan Bilimleri İçin Kaynak Araştırmaları Dergisi / 2015 / Cilt: 0 - Sayı: 40
Lozan Mübadelesi'nin Ekonomik Sonuçlarını Emval-i Metruke Kanunları Üzerinden Okumak
- Sayfa
- 63–91
- DOI
- —
Özet
1915 yılında sürgün edilen Ermenilerin ve Rumların geride bıraktıkları malların idaresi için gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyet döneminde, bir dizi kanun, kararname ve yönetmelik çıkartılmıştır. Bu makalede, 1915-23 arası ve 1923 sonrası dönemde, 27 Mayıs 1915 tarihli tehcir (sevkiyat) kararına tabi tutulmuş Osmanlı Rum vatandaşlarının Osmanlı Ermenileri ile birlikte taşınır ve taşınmaz mallarının idaresi ile ilgili çıkartılmış Emval-i Metruke hukuksal mevzuatı özetlenecek; bu mevzuatın Rum ve Ermeni mallarının el değiştirmesi sürecindeki etkisi yorumlanacak; 1918 sonrası tehcir edildikleri bölgelerden yurtlarına dönmek isteyen Rumların geri dönüşlerini ve mallarının tekrar başına geçmesini engellemek amacıyla çıkar- tılmış kanunlar irdelenecek ve son tahlilde Emval-i Metruke Kanunları ile oluşturulan bu mülksüzleştirme sürecinin 1923 Lozan Mübadelesi ile doruk noktasına ulaştığı ve bu sürecin büyük ölçüde tamamlandığı iddia edilecektir.
Abstract
A series of laws and decrees were issued in the Ottoman and Turkish Republican periods concerning the administration of the properties left behind by the Ottoman Armenians who were being deported in 1915. This article analyzes Abandoned Properties Laws and Legislation ( Emval-i Metruke Kanunları ) which were issued in order to manage movable and immovable properties of Ottoman Greek citizens alongside Ottoman Armenians who were subjected to deportation ( tehcir ) based on temporary law of 27 May 1915 in the periods of 1915-23 and post-1923. This article also discusses the impact of this legislation on the process of transfer of Greek and Armenian properties. Moreover, laws, rules, and regulations which were enforced to hinder Ottoman Greeks who desired to return to their hometowns from their deported locations after 1918 from getting their properties back will be examined. Last but not least, this article will argue that dispossession process that was constituted by Abandoned Properties Laws reached its zenith and to a great extent completed with Lausanne Population Exchange Agreement in 1923.