Dergiler / Journal of Clinical and Experimental Investigations / 2013 / Cilt: 4 - Sayı: 3
Adneksiyal kitlelerde malignite risk indeksi hesaplamanın prediktif değeri
- Sayfa
- 322–325
- DOI
- —
Özet
Amaç: Over kanseri vakalarında prognozun kötü olması, geç tanı konulması ve sık görülmesi sebebiyle yeni tanı yöntemlerinin geliştirilmesi ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu çalışmanın amacı CA-125 düzeyi, ultrasonografi bulguları ve hastanın menopoz durumu kullanılarak hesaplanan malignite risk indeksinin (RMI) adneksiyal kitlelerin benign-malign ayırımındaki prediktif değerini belirlemektir.Yöntemler: Çalışmaya Ocak 2012-Haziran 2012 tarihleri arasında Haydarpaşa Numune Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde ameliyat edilen 80 adneksiyal kitle vakası dahil edildi. Retrospektif gözlemsel olarak hasta dosyaları incelenerek, RMI hesaplaması yapılabilen vakalar çalışmaya dahil edildi. Malignite risk indeksi hesaplamasında; CA-125 düzeyi, ultrasonografik bulgular ve hastanın menopoz durumu skorlamaya alındı. Sonuçlar histopatolojik sonuçlar ile karşılaştırıldı.Bulgular: Çalışmaya dahil edilen kadınların %30'u (n=24) postmenopozal dönemdeydi. Hastaların kliniğe başvuru şikayetlerine baktığımızda %65 (n=52) pelvik ağrı ile başvururken, %27,5 (n=22) hastanın herhangi bir şikayeti olmayıp rutin jinekolojik muayene sırasında kitle tespit edilmiştir. Hastaların %86,3'ünde (n=69) benign over tümörü, %11,3'ünde (n=9) malign epitelyal over tümörü, %2,5'inde border-line over tümörü mevcuttu. RMI skoru yüksek saptanan hastaların %71,5'i postmenopozal dönemdeydi. CA-125 duyarlılığı iyi (%90,9) olmasına rağmen yanlış pozitifliği yüksek (%36,4), özgüllüğü ise %63,6'dır. RMI skoru ise hem duyarlı (%81,8), hem de özgül (%92,6) bulunmuştur. RMI'nın yanlış pozitifliği %7,4, yanlış negatifliği ise %18,2'dir.Sonuç: Malignite risk indeksi hesaplaması malign adneksiyal kitlelerin tanısında kullanılabilecek uygulaması kolay, ek maliyet getirmeyen, duyarlılığı ve özgüllüğü yüksek bir yöntemdir
Abstract
Objective: Ovarian cancers, the relatively high frequency, poor prognosis and late diagnosis are considerable clinical issues and additional diagnostic methods are needed. The aim of this study was to evaluate the predictive value of RMI as a diagnostic marker in ovarian cancers.Methods: Totally 80 patients with adnexal masses who were operated in Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital Gynecology and Obstetrics Department between January 2012-June 2012, included in the study. This was a retrospective observational study. All patient' documents were reevaluated and calculated for RMI. The calculated results were compared with histopathologic findings.Results: The 30% (n=24) of women were in postmenopousal period. The major complains of patients during attendance were pelvic pain (65%) and 27.5% of the patients had no complaints and adnexal masses were detected during routine gynecological examination The 86.3% (n=69) of women had benign ovarian neoplasms, 11.3% (n=9) had malignant tumors and 2.5% (n=2) had borderline ovarian tumors. Most of the women with high RMI levels were in postmenopousal status (71.5%). The sensitivity and specificity of RMI were 81.8% and 92.6% respectively. The sensitivity and specificity of CA-125 levels were 90.9% and 36.4% respectively.Conclusion: Using RMI in diagnosis of malign ovarian tumors is easily appliable method with high sensitivity and specificity without financial burden. J Clin Exp Invest 2013; 4 (3): 322-325