Dergiler / Journal of Clinical and Analytical Medicine / 2016 / Cilt: 7 - Sayı: 5

Prolapsus için Histerektomi Yapılan Olgularda Eşlik Eden Prekanseröz Lezyonların İnsidansı

The Incidence of Concomitant Precancerous Lesions in Cases Who Underwent Hysterectomy for Prolapse

Sayfa
676–680
DOI
—

Özet

Aim: The aim of the study was is to assess the incidence of unexpected gynecological cancers and pre-cancerous lesions following hysterectomy for pelvic organ prolapse to better understand the risks of uterine sparing surgery. Material and Method: This was a retrospective analysis of histopathology findings after hysterectomy for uterine prolapse surgery who underwent preoperative diagnostic work including cervical cytology, transvaginal ultrasonography and endometrial histopathological examination for a high risk group (Postmenopausal women with an endometrial thickness of >=5 mm and premenopausal women with abnormal bleeding). Patients with a history of endometrial, cervical and/or adnexal precancerous or cancerous pathological conditions and with incomplete medical records were excluded.Results: Results were taken from 106 women who underwent hysterectomy. The abdominal route was used in 22 cases (21.7 %), the vaginal route in 82 patients (77.4 %) and laparoscopic-assisted vaginal route in two (1.9 %) women. Oophorectomy was performed in 35 (33 %) cases. None of the patients had malignant histopathology specimens from hysterectomy. Total premalignant pathology incidence was 7.5 % (8/106). Six (5.7%) patients had simple endometrial hyperplasia and 2 patients (1.9 %) had cervical intraepithelial neoplasia. Discussion: The incidence of unexpected endometrial, cervical or ovarian malignancy among women who underwent hysterectomy after preoperative diagnostic workup including transvaginal ultrasonograhy, endometrial pathological examination to high risk cases was negligible. The inclusion of low risk endometrial and cervical precancerous lesions increased the incidences. Our results could provide precious data to extrapolate to similar populations with uterine prolapse who desire surgical correction sparing uterus

Abstract

Amaç: Çalışmanın amacı pelvik organ prolapsusu nedeniyle histerektomi yapılanlarda beklenmedik jinekolojik kanseri ve prekanseröz lezyonların insidansını belirlemek böylece uterus koruyucu cerrahinin risklerini anlayabilmektir.Gereç ve Yöntem: Bu uterin prolapsus cerrahisi öncesi servikal sitoloji, transvajinal ultrasonografi ve yüksek risklilere (endometrial kalınlığı >=5 mm olan postmenopozal kadınlar ve anormal uterin kanamalı premenopozal kadınlar) uygulanan endometrial histopatolojik incelemenin yer aldığı preoperatif değerlendirme yapılan histerektominin histopatolojik bulgularının retrospektif analizidir. Endometrial, servikal veya ovaryan kanser veya prekanseröz lezyon öyküsü bulunan hastalar ve eksik tıbbı kayıtları olan kadınlar çalışmaya dahil edilmedi. Bulgular: Histerektomi yapılan 106 kadın vardı. Abdominal yol 22 (%21.7) vakada, vajinal yol 82 (%77.4) vakada ve laparoskopinin asiste ettiği vajinal histerektomi iki (%1.9) vakada kullanıldı. Vakaların 35' inde (%33) ooferektomi uygulandı. Histerektomi materyallerinden hiçbirinde malign histopatoloji tespit edilmedi. Premalign patoloji insidansı %7.5 (8/106) olarak bulundu. Altı kadında (%5.7) basit atipisiz endometrial hiperplazi tespit edilirken 2 kadında (%1.9) servikal intraepitelyal neoplazi tespit edildi. Tartışma: Transvajinal ultrasonografi ve yüksek riskli vakalara endometrial patolojik incelemenin dahil olduğu preopartif değerlendirme sonrasında histerektomi yapılan kadınlarda endometrial, servikal ve ovaryan malinite insidansı yok denecek kadar azdır. Düşük rüskli endometrial ve servikal prekanseröz lezyonların dahil edilmesi ile insidans artar. Bizim sonuçlarımız uterus koruyucu prolapsus cerrahisi isteyen benzer populasyona yansıtabilinmesi için önemli bilgiler sunar