Dergiler / Journal of Clinical and Analytical Medicine / 2016 / Cilt: 7 - Sayı: 5

In Vitro Fertilizasyon Uygulanacak Bilateral Hidrosalpenksli Kadınlarda Proksimal Tubal Oklüzyon

The Proximal Tubal Occlusion in Women with Bilateral Hydrosalpinx Undergoing in Vitro Fertilization

Sayfa
606–609
DOI
—

Özet

Aim: The hydrosalpinx impairs in vitro fertilization (IVF) outcomes by decreasing the implantation and pregnancy rates because of the detrimental effects on endometrium. Our retrospective study based on analysis of medical records found that proximal tubal occlusion may have benefits in patients with bilateral hydrosalpinx before IVF treatment. To evaluate the impact of proximal tubal occlusion in women with bilateral hydrosalpinx undergoing IVF as an effective surgical intervention for the management of these women prior to IVF and to present our outcomes. Material and Method: Sixty-one women diagnosed with bilateral hydrosalpinx during routine infertility investigations in our IVF unit between 2007 and 2013 were included in this retrospective study. All bilateral proximal tubal occlusions were performed laparoscopically by bipolar diathermy on the isthmic segment at two separate sites, and drainage of the hydrosalpinx was not performed. The primary outcome was clinical pregnancy rate. Results: The clinical pregnancy rate was 59% in patients who underwent proximal tubal occlusion before IVF. Most of them eventually did conceive in the postoperative first or second cycle after proximal tubal occlusion. Discussion: The laparoscopic proximal tubal occlusion might increase the probability of pregnancy, especially in younger women, and it could be viewed as a reasonable surgical approach due to the abovementioned advantages.

Abstract

Amaç: Hidrosalpinks endometriuma olumsuz etkileri sebebiyle IVF hastalarında implantasyon ve gebelik oranlarını olumsuz yönde etkiler. Retrospektif çalışmamız bilateral hidrosalpinksi olan hastalarda IVF öncesinde yapılan proksimal tubal oklüzyonun yararlı olduğu düşünülerek dizayn edildi. Bu çalışmada IVF uygulanacak bilateral hidrosalpinksi olan kadınlarda IVF öncesi etkili bir cerrahi girişim olarak tubal oklüzyon etkisini değerlendirmek ve kendi verilerimizi sunmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 2007 ve 2013 yılları arasında IVF ünitesinde rutin infertilite araştırmaları sırasında bilateral hidrosalpinks tanısı 61 kadın dahil edildi. Tüm bilateral tubal oklüzyon işlemleri istmik segmentte bipolar diatermi ile her iki tarafta ayrı olarak laparoskopik olarak yapıldı ve hidrosalpinks drenajı yapılmadı. Primer başarı sonucu klinik gebelik oranı olarak kabul edildi. Bulgular: Klinik gebelik oranı IVF öncesi proksimal tubal oklüzyonu yapılan hastalarda % 59 olarak bulundu. Elde edilen gebeliklerin çoğu proksimal tubal oklüzyon sonrası postoperatif birinci veya ikinci siklusta oluştu. Tartışma: Laparoskopik tubal oklüzyon, IVF tedavisi öncesinde, özellikle bilateral tubal hidrosalpinksi olan genç kadınlarda, gebelik olasılığını artırabilecek uygun bir cerrahi yaklaşım olarak kabul edilebilir