Dergiler / Jinekoloji ve Obstetrik Derg. / 2003 / Cilt: 17 - Sayı: 2

Servikal glandüler lezyonların değerlendirilmesi ve ayırıcı tanı

The evaluation of cervical glandular lesions and differential diagnosis

Sayfa
91–95
DOI
—

Özet

AMAÇ: Uterin serviksin displastik değişiklikleri servikal glandüler epiteliyal neoplazi başlığı altında incelenen, adenokarsinomların öncüsü bir grup lezyondur. Çalışmamızda bir yıllık süre içinde değerlendirilen serviks materyallerinde bu lezyonların görülme sıklığını ve displazinin derecesi ile müsin boyanma özelliklerinin değişip değişmediğini, bu bulguların ayırıcı tanıdaki yerini araştırmayı amaçladık. MATERYAL ve METOD: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'na 1998-1999 yılları arasında gelen 175 serviks materyali H&E boyalı kesitlerden yeniden gözden geçirildi. Bunların içinden servikal glandüler displazi tanısı alanlar ve ayırıcı tanıya giren 41 olgu konvansiyonel müsin boyalarından PAS, Alcien-blue PAS, High iron diamaine PAS ile tekrar bo-yandı. Müsin boyanma özellikleri değerlendirildi. BULGULAR: Servikal intraepitelyal neoplazilerde ma-lign uca doğru normal müsin paterninde kayıp olduğu ve sialomüsinlerde artışın ön plana geçtiği izlendi. Sekiz LGIN olgusunun % 74'ünde sülfomüsin, % 26'sında sialomüsin, 3 HGIN olgusunun % 43'ünde sülfamüsin, % 57'sinde sialomüsin, 1 insitu adenokarsinom olgusunda % 20 sülfomüsin, % 90 sialomüsin, 2 adenoma malignum olgusunda az miktarda apikal pozitif sülfomüsin, % 90 sialomüsin, iki invaziv adenokarsinom olgusunda sadece sülfomüsin yönünde boyanma görüldü. TARTIŞMA: Müsin boyanma özellikleriyle, ayırıcı tanıda güçlük çıkaran lezyonlarla ayırıcı tanı kolaylığı sağlanabileceğini ve H&E boyalı kesitlerde displazinin derecesini belirlerken genel tanı kriterlerine müsin boyanma özelliklerinin de eklenebileceğini sonucuna vardık.

Abstract

OBJECTIVE: Glandular dysplastic changes of uterine cervix can be grouped under the heading of cervical glandular intraepithelial neoplasia which are accepted as precursors of adenocarcinomas. In this report, we aimed to find out the possible role of mucin staining patterns of cervical glandular intraepithelial neoplasia for determining the degree of dysplasia and for differential diagnosis. STUDY DESIGN: One hundred seventy five cervical biopsies, reported between 1.1.1998 and 31.12.1999 in Istanbul University Cerrahpasa School of Medicine, Department of Pathology, were evaluted. For 41 cases, diagnosed as glandular cervical dysplasia as well as cases included in differential diagnosis, histochemical stains of PAS, Alcian-blue PAS, High iron diamine PAS were applied. Mucin staining patterns were evaluated. RESULT(s): In cervical glandular intraepithelial neoplasia cases, there was a tendency for normal mucin pattern to disappear and for sialomucins to increase towards the malignant end of the spectrum. We have detected sulphomucin positivity in 76 % and sialomucin positivity in 24 % of LGIN cases. Those were positive in 43 % and 57 % of 3 HGIN cases, 20 % and 90 % of an insitu adenocarcinoma case, respectively. In both 2 adenoma malignum cases, we have detected weak apical sulphomucin positivity and 90 % sialomucin positivity. Only sulphomucin positivity was detected in two invasive adenocarcinoma cases. CONCLUSION(s): We have shown that mucin staining pattern can be used for determining the degree of cervical glandular intraepithelial dysplasia and for its differential diagnosis.