Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 12

Sultan türbelerindeki simgesellik: Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Beyliği örnekleri

The symbolism of the Sultan Tombs: the examples of Anatolian seljuks and ottoman principality

Sayfa
237–272
DOI
—

Özet

Anadolu’da, Selçuklularla birlikte yoğun olarak ortaya çıkan türbe mimarisi, Osmanlı döneminde de devam etmiştir. Her iki dönemde tek mekanlı düzenlemeleri ile öne çıkan türbeler, dini yapılar içerisinde incelenmekle birlikte kamuya hizmet eden cami, mescit ve zaviyelerden daha özel ve kişisel yapılar olarak dikkati çekerler. Anadolu Selçuklularında günümüze ulaşamayan I. Kılıç Aslan ve I. Mesud’un türbelerinin yanı sıra II. Kılıç Aslan ve I. İzzeddin Keykavus’un kendilerine ait türbeleri vardır. I. İzzeddin Keykavus’tan sonraki sekiz Selçuklu sultanının kendilerine birer türbe inşa ettirmek yerine, başkent Konya’daki Alâeddin Camii’nin avlusunda Anonim Selçuklu Tarihi’nde “Sultanlar Türbesi” olarak tanıtılan II. Kılıç Aslan türbesine gömülmüş olmaları dikkati çeker. Bu tercih, Anadolu Selçuklularında hanedan mezarlığı geleneğinin varlığını düşündürür. Osmanlı Beyliği’nde ise Sultan I. Murad’ın türbesi özgün şekliyle günümüze gelememiş olmakla birlikte, her sultana ait bağımsız bir türbe bulunur. Bu nedenle iki kültür arasında, sultanların gömü anlayışı arasındaki farklılık vurgulanması gereken önemli bir konudur. Bu tercih farklılığı, her iki kültürde türbelere yüklenen anlam değişikliğine işaret eder.

Abstract

The tomb architecture which appeared intensively with the Seljuks in Anatolia, has also continued in the Ottoman Period. Tombs came forward in a single space organization during these periods; they are religious structures, and taken as more private and personal places than mosques, masjids and zawiyes. There were some tombs from the Anatolian Seljuk period belonging to Kılıç Arslan II and İzzeddin Keykavus as well as Kılıç Arslan I. and Mesud I.; however the last two couldn’t reach to this day. It attracts Tombs attention that eight Seljuk sultans following İzzeddin Keykavus I., did not build independent tombs for themselves, but they were burried alongside Kılıç Arslan II.’s tomb in the courtyard of Konya Alâeddin Mosque. This was called as “The Tomb of Sultans” in the Anonymous Seljuk History. This choice of location shows the existence of a dynastic burial tradition in the Anatolian Seljuk period. On the other hand, in the period of the Principalitiers there are tombs for each sultan (only one of them, Murad I.’s tomb couldn’t keep its originality). For this reason it can be said that there is a difference between these two burial traditions. This difference regarding burial choice displays the change in the meaning attributed to the tombs.