Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2013 / Cilt: 0 - Sayı: 18
Şark meselesinden bir kesit: Osmanlı-Rus ilişkilerinde Eflâk-Boğdan meselesi (1864-1865)
- Sayfa
- 83–116
- DOI
- —
Özet
XIX. yüzyılın ortasında devletler arası bir sorun hâline gelen Tuna Prenslikleri meselesi, Kırım Savaşı sonrasında Yakın Şark diplomasisinin âdeta bir laboratuvarı olarak Osmanlı-Rus ilişkilerinin gündem maddelerinden birisi olmuştur. Rusya, Paris Antlaşmasından sonra Romanyanın birleşmesine ve Osmanlı İmparatorluğundan bağımsızlaşmasına destek verirken, 1859da Kuzanın her iki prensliğin başına seçilmesine mesafeli kalmış; 1862den itibaren ise politikası değişmiş, Aleksandr Kuzaya muhalif bir hâle gelmiştir. Bunun başlıca nedeni, Kuzanın Romanya iç siyasetinde Rusya aleyhine uygulamaya koyduğu politikalardır. Kuzanın Polonyalı mültecilerin Memleketeyndeki faaliyetlerine destek vermesi ve Ortodoks vakıf manastırlarının kamulaştırılması, merkezi idari politikaları Rusyanın Memleketeyn birliğine muhalif bir politika izlemesine yol açmıştır. Rusya ve Osmanlı Devleti, Romanya sorununda görünüşte ve prensipte aynı politikayı savunmuş olmalarına karşın Bâbıâli, Kuzaya karşı tedbir alırken İngiltere ve Fransa ile birlikte hareket etmeyi tercih etmiş, fakat Kuzaya yönelik Fransız desteği, Bâbıâlinin tedbirlerinin etkili olmasını engellemiştir. Bâbıâlinin yumuşak tutumu karşısında Rusya, 1858 Paris Kongresinde Memlekteyn ile ilgili alınan kararların ihlal edildiğini duyurmuş, devletler arası metinlere uyulmadığını ileri sürmüştür. Bu makale, 1864-1865 yılları arasında Osmanlı- Rus ilişkilerinde Memleketeyn meselesini değerlendirme amacı taşımaktadır.
Abstract
The question of the Danubian Principalities that had internationalized in the middle of 19th century became an agenda of the Ottoman-Russian relations, as a laboratory of the Near Eastern diplomacy after the Crimean War. While Russia was supporting the unification and autonomy of the Danubian Principalities after the Treaty of Paris, She stood aloof from the double election of Alexander Cuza in 1859. After 1862 Russian policy towards the Rumanian question changed and She opposed not only to the political reforms of Cuza but also to the political emigrants who were active in the Danubian Principalities, too. The main reasons for the opposition to Cuza s reforms were directly related with their intention to the secularization of dedicated convents and his centralizing administrative policies. Russia declared that the Paris Convention of 1858 was violated and She appealed to the Sublime Porte to prevent Cuza s steps. The Sublime Porte prefered to determine measures together with English and French ambassadors against Cuza but the Porte did not manage to take strong precautions because of French support to the Rumanian government. This article aims to describe the place of the transformation in the Russian policy towards the Rumanian question in 1864 and 1865 in the Ottoman-Russian diplomatic relations.