Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 30

ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ KÜLLİYE DÜZENLEMESİNDE CAMİ VE MEDRESE’DE ORTAK AVLU KULLANIMI

The Mosque and Madrasah’s Common Courtyard Use in the Anatolian Seljukid Complexes

Sayfa
143–166
DOI
—

Özet

Anadolu’da külliye mimarisi, Anadolu Selçukluları ile birlikte 13. yüzyılda görülmeye başlar. İmaret olarak da bilinen bu yapı toplulukları genelde cami ve medreseden oluşur. Külliyelerin en önemli iki yapısı cami ve medrese ile avlunun plan şeması, birçok kültür çevresinden etkilenmiştir. Orta Asya Türk, Büyük Selçuklu ve Zengi mimarisi en önemlileridir.Anadolu Selçuklu külliyelerinde avlu, cami ve medrese plan şeması içerisinde bir kamusal alan oluşturacak şekilde düzenlenmiştir. Böylece tarihi süreç içerisinde, hem cami hem de medreseye ait ortak avlu düzenlemesi, külliye plan şemasında yerini almıştır. Cami ve medrese için ortak avlu kullanımının erken ve öncül örnekleri Zengi mimarisinden etkilenen Artuklu bölgesinde görülür. Mardin Şehidiye Mardin/Harzem Taceddin Mes’ud örnekleri, açık avlulu medrese plan düzenlemesi içerisinde “cami-yarım medrese kaynaşmaları” olarak ortaya çıkar. 13. yüzyıl ile birlikte, Kayseri Hacı Kılıç Cami ve Medresesi örneğinde olduğu gibi mescid, medrese içerisinde planlanan küçük bir olmaktan çıkmış ve serbest tasarımlı bir birim olarak yerini almıştır. Avlu ise artık hem cami, hem medrese arasında ortak avlu olarak tasarlanmaya başlamıştır.Daha sonra İlhanlı, Beylikler ve Erken Dönem Osmanlı külliye kuruluşlarında, cami-medrese odaklı külliyelerde ortak avlu düzenlemesi farklı yorumlar ile gelişimini sürdürmüştür.

Abstract

Complex construction was first encountered in Anatolia during the 13th century under the influence of the Anatolian Seljuks. These complex constructions also known as imaret generally composed of a mosque and a madrasah. Many cultural environments influenced the courtyard plan that forms a public space for a mosque and madrasah in a complex, most importantly, the architecture of Central Asian Turks, of the Great Seljuk and of the Zengi. The courtyard, in the Anatolian Seljukid complexes was organized in such a way as to create a public space within the plan scheme of the mosque and the madrasah. Thus, as part of the historical process, the common courtyard organization of both mosques and madrasahs was incorporated into the plan scheme of the complex. The earliest examples of common courtyard use of mosques and madrasahs were found in the Artuklu region that was affected by Zengi architecture. The Mardin Şehidiye, Mardin/Harzem Taceddin Mes’ud examples appear as “half-mosque madrasah cohesion” in the madrasah with open courtyard plan scheme organization. In the 13th century, the masjid ceased to be a small architectural unit in the madrasah plan scheme and became a mosque, which was a detached designed unit, as in the example of the Kayseri Hacı Kılıç Complex. The courtyard then became a common courtyard between mosque and madrasah. In the later periods, the common courtyard organization in the complexes of the Ilkhanid, the Turkish Emirates and the early Ottoman Empire, continued its development with different interpretations.