Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 30

“REDDİYE”NİN TÜRK ŞERH EDEBİYATINDAKİ GELİŞİMİ VE İBNÜ’L-KEMÂL’İN MOLLÂ CÂMÎ’YE REDDİYESİ

The Development of “Reddiye” (Refutation) in Turkish Commentary Tradition and İbnü’l-Kemâl’s Reddiye of Mollâ Câmî

Sayfa
127–142
DOI
—

Özet

Karşı çıkılan bir düşünce veya inancın, delil ve dayanakları çürütülmek suretiyle kaleme alınan eserlere, genel manasıyla, “reddiye” adı verilmiştir. İslam dünyasında ortaya çıkan inanç ve fikir planındaki ayrılıklar sonucu meydana gelen reddiye yazma geleneği, ilmi konuların gelişmesiyle birlikte, dil ve edebiyat gibi çeşitli bilim dallarında da sürdürülmüştür. Bu manada yazılan eserlerden bir tanesi İbnü’l-Kemâl’in Şerhu’l-Kasîdeti’l-Hamriyye adlı Arapça eseridir. Bilindiği üzere, mutasavvıf Arap şairi İbnü’l-Fârız’ın Dîvân’ında yer alan meşhur Hamriyye kasidesine, bugüne dek, başta Dâvûdu’l-Kayserî olmak üzere, İbnü’l-Kemâl, Bedreddîn-i Bûrînî, Abdulganî-yi Nâblusî, Abdurrahmân-ı Câmî, İdrîs-i Bitlisî, Abdüsselâm b. Numân, İsmâil-i Ankaravî ve Abdullâh-ı Salâhî gibi çok sayıda önemli şahsiyet tarafından Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere yirmi kadar şerh ve tercüme yazılmıştır. Şüphesiz bu çalışmaların her biri ayrı bir öneme sahiptir. Ancak İbnü’l-Kemâl’in şerhini farklı kılan, eserin şerh olmaktan öte, reddiye niteliğinde olmasıdır. Nitekim İbnü’l-Kemâl yazdığı bu şerhle, bir taraftan söz konusu kasidenin açıklamasını yaparken diğer taraftan, daha önce aynı kasideyi Farsça şerh eden Câmî’yi, isim vermeden, bazı noktalarda tenkit etmiştir. İlk bakışta pek fark edilmeyen üstü kapalı bu tenkitler, aslında eserin yazılmasını sağlayan en önemli amildir. İbnü’l-Kemâl’in reddiye niteliğindeki bu itiraz noktaların tespit ve değerlendirmesi çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır.

Abstract

“Reddiye” is the name given to works refuting a belief or idea by nullifying their evidence and references. The tradition of writing a “Reddiye” that emerged due to differences of beliefs and opinions in the Islamic World, with the development of scholarship, continued to other branches of science like language and literature. İbnü’l-Kemâl’s Şerhu’l-kasîdeti’l-Khamriyye was an Arabic work following the “reddiye” tradition. As it is well known, there are almost twenty Arabic, Persian and Turkish glosses and translations written about the Khamriyye ode that is part of the famous Arab Sufi poet İbnü’l-Fârız’s Divan by many important figures such as Dâvûdu’l-Kayserî, İbnü’l-Kemâl, Bedreddîn-i Bûrînî, Abdulganî-yi Nâblusî, Abdurrahman-i Câmî, İdrîs-i Bitlisî, Abdüsselam b. Numân, İsmâil-i Ankaravî and Abdullâh-i Salâhî. Undoubtedly all these works are important. However, what makes the gloss of İbnü’l-Kemâl different is the fact that the work transcends that of a commentary, to become almost a refutation. In fact, İbnü’l-Kemâl, while, on the one hand, explained the ode, he then criticized Mollâ Câmî, who had previously commented on the same ode in Persian, without giving a name. In fact, this criticism, hardly noticeable at first glance, is the most important reason for writing the book. The detection and evaluation of İbnü’l-Kemâl’s points of objections, which we can call “Reddiye”, is the subject of our study.