Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 30

HEQIN İLE GONG ARASINDA: HUN VE HAN İMPARATORLUKLARININ İKİLİ İLİŞKİLERİ

In-Between Heqin and Gong: Bilateral Relations of the Hun and Han Empires

Sayfa
99–125
DOI
—

Özet

Hemen hemen aynı anda kurulan ve yıkılan Hun ve Han imparatorlukları 4 asır boyunca birbirinin rakibi ve pek çok açıdan tamamlayıcısı olarak var oldu. Her iki imparatorluğun ideolojisi de tanrısal cihan hâkimiyeti fikri üzerine kurgulanmıştı. Geniş ortak sınırları, ideolojik kurguları ve dış politika hedefleri iki imparatorluğu rekabet etmeye zorluyordu. İkili ilişkileri kendi çıkarlarına göre şekillendiren sistemler yaratmaya ve bu sistemleri karşı tarafa dayatmaya çalıştılar. Hunlar, Han’ın haraç ödediği Heqin’i; Han ise Hunların vassal olarak haraç ödediği gong sistemini hayata geçirmeye gayret etti. Fakat geliştirdikleri hiçbir sistem sorunları kalıcı olarak çözmeye yetmedi ve rekabet her koşulda canlı kaldı. Bu iki imparatorluk rakibini yıpratarak ona çıkarlarını dayatmayı hedefliyordu. Ancak bu stratejinin başarısı karşı tarafın yıpranmayı kaldırabilmesine bağlıydı. Onların rekabetinin etkisiyle iki kutuplu bir siyasal atmosfer oluştu ve üçüncü taraflar varlıklarını korumak için iş birliğini kabullenmek zorunda kaldılar.

Abstract

The Xiongnu and Han empires, founded almost at the same time, survived for four centuries as rivals and counterparts. Both empires’ ideological framework was centred on the idea of heavenly mandate/world dominance. Their extensive common frontier lines, their ideological foundations and foreign policy ambitions forced them into rivalry. They endeavoured to shape bilateral relations, creating systems that served their own interests and to force them to the adversary. The Xiongnu tried to impose upon the Han, the Heqin a tributary system, whereas the Han strived to enforce the Gong, a system making Xiongnu a tribute-owning vassal. Notwithstanding their efforts, none of these systems offered permanent solution to problems, thus competition continued under all circumstances. Both these empires aimed to wear out their rivals and enact their own interests. However, the success of this strategy depends on the other side’s strength and resistance against pressure. As a result of their rivalry, a bipolar system emerged where third parties were forced to cooperate, in order to survive.