Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 33

“BİZ” VE “ÖTEKİ”NİN SINIRINDA “BİZ” KALABİLMEK: AMERİKA’DA YAŞAYAN TÜRK GÖÇMENLER ÖRNEĞİ

Retaining the “We” in the Borderline between “Us” and “Them”: Turkish Immigrants in the US

Sayfa
33–56
DOI
—

Özet

Toplumsal değişim sürecinin (iletişim ve ulaşım olanaklarının artması, savaşlar ya da zorunlu nedenler, eğitim, iş vd.) bir sonucu olarak özellikle 21. yüzyılda ivme kazanan göç olgusu, toplumsal entegrasyon ve uyum ile ilgili tartışmalara da yeni boyutlarkazandırmaktadır. Temelde coğrafi bir yer değişikliği olan göçün anlamı göçmen birey için “sınır” değişikliğinin çok daha fazlasını ifade etmektedir. Göçmenler bir yandan yaşadıkları toplumla bütünleşme ve uyum sorunları ile karşılaşırken diğer yandan kendi kültürel, etnik ve dini geleneklerini muhafaza etme kaygısı taşımaktadırlar. Bu çalışmadaAmerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Türk göçmenailelerin,çocuklarının yetişmesiyle ilgili tutumları sosyal sınırlarının korunması bağlamında ele alınmıştır. Araştırmanın kuramsal çerçevesini etnisite kuramları arasında “sınır” kavramının önemini ele alan Fredric Barth’ın etkileşimsel yaklaşımı oluşturmaktadır. Bu bağlamda göçmenailelerin,çocuklarının kültür, örf, adet ve dini geleneklerini öğrenmesi ve sonraki kuşaklara aktarabilmesi, “yabancı”larla evlenmesi, aile bağlılığı gibi grubun sosyal sınırlarını belirleyen dinamiklere yönelik tutumları analiz edilmiştir. Bu çalışmadanicel araştırma yönteminin anket tekniği ile 2018 Temmuz-Ağustos aylarında 293 kişiden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Bulgular genel olarak değerlendirildiğinde; göçmenlerin “biz” ve “öteki”nin kesiştiği noktada hem grup sınırlarının korunmasına yönelik “biz” olarak kalmaya çabaladıkları hem de göç ettikleri ülkeye ait hissetme yani “öteki” gibi olmaya çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Abstract

Immigration accelerated especially in the 21stcentury as a result of social change (developments in communication and transport technology, wars or necessities, suchas education, work etc.)adds a new dimension to discussions about social integration and adaptation. Immigration, basically a change of geographical place, means more than a change of “boundaries” to an immigrant.Whileimmigrantsencounterintegrationandadaptationproblemsinthe community they live in, they worry about preserving their own culture, ethnic identity and rituals. This study considers the attitudes of Turkish immigrants living in the US towards their children growing up in the US in the context of protecting social borders. The theoretical framework of the study is based on Fredric Barth’s interactional approach who discussed the concept of “border”. Immigrants’ attitudes towards dynamics such as their children’s process of cultural acquisition; custom and practice; ritual and teaching of the next generations; their marriage to “foreigners”; the loyalty to family, a determinant of group social borders were analysed in this context.The data were analysed following the survey technique of the quantitative research method based on 293 participants from July to August of 2018. The results depict the immigrants’ efforts to balance up retaining their group identity while developing a sense of belonging to their adoptive countries by attempting tobecome like the “other”.

“BİZ” VE “ÖTEKİ”NİN SINIRINDA “BİZ” KALABİLMEK: AMERİKA’DA YAŞAYAN TÜRK GÖÇMENLER ÖRNEĞİ — AJindex