Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 34
KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE “RİŞTE-İ CÂN” KAVRAMININ ANLAM ÇERÇEVESİ
- Sayfa
- 255–280
- DOI
- —
Özet
Şiir dili; mantıktan çok duygulara hitap etmesi, sezgilere dayalı olması, çeşitli çağrışımlarla duygu değeri oluşturması yönüyle günlük konuşma dilinden ayrılmaktadır. Günlük konuşma dili ile aynı malzemenin kullanılması sebebiyle şiir dilinde farklı bir ifade tarzı oluşturulmuştur. Bunun sonucunda şairler, iç dünyalarındaki yoğun hisleri dış dünyadaki nesnelerle benzerlik ilişkisi kurarak aktarmıştır. Bu soyuttan somuta aktarmalar yoluyla çağrışıma ve çok anlamlılığa açık, duygu değerine sahip imgeler oluşturulmuştur. Bu tür aktarmalar, alışılmamış bağdaştırmalarla da yapılmıştır. Klasik Türk şiirinde de bu tür bağdaştırmalardan çokça yararlanılmıştır. Çalışmamızın konusunu oluşturan “rişte-i cân” kavramı da bunlardan biridir. Bu tamlamada “rişte”nin fiziki özellikleri “cân”a aktarılmış, “cân” iplik şeklinde tasavvur edilerek çeşitli imgeler oluşturulmuştur. Çalışmamızda yirmi bir şairden bu tamlamanın geçtiği seksen yedi beyit örneği tespit edilmiş ve örnekler tasnif edilerek “rişte-i cân”ın anlam çerçevesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın sonucunda bu kavramın geniş bir benzetme yelpazesine sahip olduğu, şairlerin zihinlerinde zengin çağrışımlar oluşturduğu ve bulunduğu bağlama göre farklı anlamlar kazandığı tespit edilmiştir.
Abstract
The poetic language differs from daily language in that, it appeals to emotions rather than logic and it carries intuitive and emotional value through various associations. Thus, the poetic language created a different style of expression based on the usage of the same material as in daily language. As a result, poets transferred their intense inner feelings by establishing a similarity to objects in the outside world. Images open to connotation, multi-meaning and emotion were created by these abstract-to-concrete transfers. Such transfers were also made with uncommon correlation used widely by poets in classical Turkish poetry. One of them is the term of "rişte-i cân", which is the subject of our study. The physical properties of "rişte" were transferred to "cân", and various images were created by envisioning "cân" as a thread. This study examines eighty-seven couplets of twenty-one poets. By classifying the examples, we attempted to reveal the meaning of "rişte-i cân", to conclude that this concept encompasses a wide range of analogies, it emerges associations in the consciousness of poets, and acquires different meanings depending on the context.