Dergiler / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 34
İSVEÇ’İN SICAK DENİZLERE İNME ARAYIŞI: ARSLAN AĞA’NIN OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDAKİ DİPLOMATİK MİSYONU (1670)
- Sayfa
- 61–86
- DOI
- —
Özet
Osmanlı İmparatorluğu, XVII. yüzyıl ortasında toprak büyüklüğü açısından kaydettiği büyümeyle bir yeniden ihya sürecine girmiş ve bu süreçte Köprülü Mehmed ve Fazıl Ahmed Paşalar amil faktörler olmuşlardır. Ancak baba-oğul Köprülü sadrazamlarının askeri seferleri, Osmanlı Devleti’nin bu dönemde daha barışçıl addedilebilecek adımlarını gölgede bırakmamalıdır. Özellikle Fazıl Ahmed Paşa döneminde Ragusa’ya, Ceneviz’e, Fransa’ya ve İngiltere’ye ticari ayrıcalıklar tanınmış ve bu ayrıcalıkların teminatı anlaşmalarla (ahidname) sağlanmıştır. Mevcut çalışma, Fazıl Ahmed Paşa’nın dolaylı stratejisinin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Akdeniz ya da Doğu Avrupa’da askeri seferlere çıkarken sair Avrupalı devletlere ahidname vererek tarafsızlıklarını temin etmeyi sağlamak olduğunu iddia etmektedir. Bunun için de İsveç Krallığı, 1660’ların sonunda Arslan Ağa isimli bir Osmanlı aracısını padişah nezdine yollayıp benzer bir ahidname talep ettiğinde Osmanlının cevabı müspet olmuş ancak İsveç idaresi, teşebbüsün devamını getirmemeyi seçmişti. Arslan Ağa’nın neşredilmemiş sefaretnamesini temele alarak bu çalışma, İsveç’in ahidname talebini XVII. yüzyıl Avrupa-Osmanlı münasebetleri bağlamına oturtmayı ve Arslan Ağa’nın kimliğinin teşhisine daha önce dikkatten kaçmış verilerle katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Abstract
The Ottoman Empire is considered to have undergone a revival period throughout the mid-seventeenth century due to the empire’s territorial expansion during the grand vizierates of Köprülü Mehmed and Fazıl Ahmed Pashas. However, the bellicosity of the father-and-son grand viziers should not overshadow the economic peace treaties (capitulations) issued for European powers (such as Ragusa, France, England and Genoa) during Fazıl Ahmed Pasha’s incumbency. The present study argues that the pasha’s strategy was implicitly built upon constructing peaceful relations with third parties during the Ottoman conflicts in Eastern Europe or in the Mediterranean. Hence, when a similar peaceful connection was desired by the Swedish Kingdom in late 1660’s by the dispatch of a certain Ottoman agent named Arslan Aga to the Ottoman Porte, the Ottoman response was positive, even though the Swedish politics later drove the undertaking to a dead end. Relying primarily on Arslan Aga’s unedited relazione, the present study contextualizes the incomplete Swedish demand of capitulation and tries to contribute to Arslan Aga’s identification via formerly unexhausted data.