Dergiler / Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi / 2012 / Cilt: 30 - Sayı: 2
Türk yönetim sisteminde bagımsız düzenleyici kurullar üzerine kuramsal tartısmalar
- Sayfa
- 81–109
- DOI
- —
Özet
1970’lerin ortalarında ortaya çıkan küresel ekonomik daralmadan geleneksel bürokratik yapıların hantallıgı sorumlu tutulmustur. Bunun sonucu olarak 1980’lerin basında ortaya çıkan “Yeni Kamu sletmeciligi” ve 1990’ların basından itibaren gündeme gelen “Yönetisim” hareketleri, devletin ekonomideki payının azaltılarak düzenleme ve denetim alanına dogru küçülmesi, piyasa mekanizmasının öncü rolü üstlenmesi, kamu hizmetlerinin kamu yönetimi, özel sektör ve sivil toplum örgütleri (üçüncü sektör) eli ile sunulması tezlerini ileri sürmüslerdir. Yeni Kamu sletmeciligi ve yönetisim hareketlerinin sundugu modeller genel olarak kabul görmüs, gelismis ve gelismekte olan ülkeler tarafından uygulamaya konulmustur. Söz konusu dönüsümde, islem maliyetlerinin azaltılması, piyasa mekanizmasının islerliginin saglanması, rekabet ortamının korunması, tüketicilerin haklarının korunması, siyasal iktidarların popülist politikalarının önüne geçilmesi ve devlet müdahalelerinin azaltılmasına yönelik olarak geleneksel kamu bürokrasisinin dısında yeni yapılar olan “Bagımsız Düzenleyici Kurullar” ortaya çıkmaya baslamıstır. Türk kamu bürokrasisi de benzeri bir yapısal dönüsüm geçirmektedir ve farklı hukuki statüleri olan BDK’ların sayıları günden güne artmaktadır. Geleneksel bürokratik sistem açısından belirsizlikleri devam eden Bagımsız Düzenleyici Kurullar’ın nasıl bir gelecege evrilecegi ve kendilerinden beklenen amaçları gerçeklestirip gerçeklestiremeyecekleri tartısmalıdır. Bu çalısmada, Bagımsız Düzenleyici Kurullar’ın ortaya çıkısı Yeni Kamu sletmeciligi ve yönetisim hareketleri ile degerlendirilmekte, Türk kamu yönetimi içerisindeki yerleri ve gelecekleri nüfus ekolojisi ve kurumsalcı kuramın temel varsayımları ile tartısılmaktadır.
Abstract
Awkward structures of classical bureaucracies of governments were seen responsible from global economic decline in the second half of 1970s. New public management (NPM) approach by the beginning of 1980s, and governance approach by the beginning of 1990s emerged as a result of that economic decline, and suggested the diminishing role of governments in economies which limits government intervention into regulation and control functions; pioneering role of market mechanisms; and the supply of public services through the collaboration of public, private and non- governmental organizations. NPM and governance has been widely accepted and started to be implemented by the governments of developed and developing countries. During the process of said transformation, independent regulatory agencies (IRA) were emerged as new organizational type out of bureaucracies, and have been charged to reduce transactions costs, to increase the functionality of market mechanism, to keep fair competition in economy, to protect consumers’ rights, to prevent populist policies of governments, and to reduce government intervention on market economy. Turkish public bureaucracy is also in the process of that transformation and the number of IRAs having different institutional status than bureaucracy have gradually increased. Future of these IRAs with their uncertain positions against Turkish bureaucracy seems quite controversial. In this study, emergence of IRAs in Turkish administrative system was assessed with NPM and governance approaches, and their status and future prospects were discussed in the context of institutional and population ecology theories.