Dergiler / Geriatri / 2002 / Cilt: 5 - Sayı: 1

Geriatrik yaş grubu anevrizmatik intraventriküler hematom olgularında basınç kontrollü external ventriküler drenaj uygulamasının sonuçları

The results of pressure controlled external ventricular drainage in the geriatric age patients with aneurysmatic intraventricular haematomas

Sayfa
16–20
DOI
—

Özet

İntrakranial anevrizmalar bazen subraknoid kanamaya (SAK) eşlik eden intraventriküler hematom şeklinde ortaya çıkabilmektedirler. Bu çalışmada akut kafa içi basınç artışı bulguları gösteren, ileri klinik grade'li, geriatrik yaş grubu, anevrizmatik intraventriküler hematom olgularında basınç kontrollü external ventriküler drenaj (EVD) uygulamasının güvenilirliği, etkinliği ve sonuçları prospektif olarak incelenmiştir. 17 geriatrik olguyu kapsayan bu seride basınç kontrollü EVD uygulamasına bağlı spesifik bir komplikasyon görülmezken, intraventriküler hematomun mortalitesi %83 olarak bulunmuştur. Basınç kontrollü EVD uygulamasının yüksek debili arteriyel orijinli anevrizmatik intraventriküler kanamalarda akut kafa içi basınç artışının kontrolü, hemorajik beyin omurilik sıvısı (BOS) drenajı ve ventrikül içerisine direkt ilaç uygulamasını sağlayan etkin bir yardımcı tedavi yöntemi olduğunu ve bu tip olgularda güvenle kullanılabileceğini düşünmekteyiz.

Abstract

Cerebral aneurysms sometimes present as an intraventricular haemorrhage associated with subarachnoid haemorrhage. In this study, the effectivity and safety of the pressure controlled external ventricular drainage (EVD) was prospectively investigated in the patients suffered from aneurysmatic intraventricular haematomas presented with acutely elevated intracranial pressure signs and poor clinical grade in the geriatric age. There was no specific complication belong to pressure controlled EVD in this group comprising 17 geriatric patients. The mortality rate of intraventricular haematomas was found as 83%. We concluded that pressure controlled EVD is an effective method in the patients with intraventricular haematomas originating a high flow intracranial arterial aneurysm rupturing to control elevated intracranial pressure, draining haemorrhagic cerebrospinal fluid, and to ensure a direct drug injection route.