Dergiler / Geosound / 2008 / Cilt: 0 - Sayı: 52
Van Gölü havzası neojen çökellerinin jeoteknik özelliklerine bir bakış: Erciş yerleşkesi
- Dergi
- Geosound
- Sayfa
- 297–310
- DOI
- —
Özet
Van Gölü Havzası geçmişten bugüne bir çok yerleşkeye zemin oluşturmaktadır. Havza içerisindeki düz, ovalık, yeraltısuyunun yüzeye yakın ya da yüzeyde olduğu, güncel göl ve akarsu çökellerinin örttüğü alanlar yerleşim açısından en çok tercih edilen yerlerdir. Kuvaterner yaşlı bu birimlerin yeraltısuyuna doygun bölümleri bu yerleşimlerde jeoteknik sorunları da beraberinde getirmektedir. Bölgenin depremselliği, aktif faylara yakınlığı, hızlı gelişen yüksek katlı yapılaşma göz Önünde bulundurulduğunda, olası depremlerde başta sıvılaşma olmak üzere zeminlerde oturmaya bağlı deformasyonlar beklenmelidir. Bu örnek çalışmada Van Gölü havzası güncel çökellerinin tüm temel karakteristik özelliklerini taşıyan Erciş yerleşkesinin üzerinde olduğu birimlerin zemin özellikleri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, yerleşkenin farklı yerlerinde yapılmış 18 adet jeoteknik amaçlı sondajdan elde edilen yerinde deney sonuçları ve 30 ayrı noktadan alınan örneklerin laboratuvar deney sonuçlarına göre bölgenin, özellikle olası bir depremde yaşayacağı, jeoteknik sorunlar tartışılmıştır. Tane boyu dağılımları, ortalama tane çapı değeri ve analitik yöntemle sıvılaşma potansiyeli araştırılmış ve güncel birimlerin yüksek sıvılaşma riskine sahip olduğu belirlenmiştir. Bu durum, Van Gölü Havzasındaki diğer yerleşim alanlarında da benzer sonuçların olabileceğini ve bu yerleşkelerin birimleri için de risk çalışmalarının yapılması gereğini ortaya çıkarmıştır.
Abstract
Van Lake region is widely used for residential settlement. The most preferred places are the places that are covered with contemporary lake and river sediments and flat plains where underground water level is so close to ground surface or at the ground surface. Saturated (with underground water) parts of these (Quaternary) aged units cause in geotechnical problems at these residential places. Soil liquefaction that is observed after regional-earthquakes is expected to be one of the major problems after future earthquakes. In addition to being susceptible to soil liquefaction; being close to the active faults, impetuous high-rise building constructions without giving attention to earthquake resistant building design issues, increases earthquake-damage (i.e. collapse, property loss) risk of the buildings. In this case study, soil liquefaction susceptibility of Ercis residential area that has all basic characteristics of Van Lake region was investigated. Geotechnical problems during future earthquakes and soil liquefaction potential of the region by using different calculation methods were studied on the basis of in-situ borehole data and laboratory experiments and then liquefaction susceptibility was classified as "very high", "high", "medium" or "low". The results of the study showed that the liquefaction susceptibility of the Ercis region is very high. The results imply the necessity of investigating soil liquefaction susceptibility of other residential areas located in the Van Lake region by using more detailed experimental methods.